MEDYA SAHİPLİĞİ
Üç şekilde görülür.
1- Kamu Sahipliği
2- Özel Sahiplik
3- Karma Sahiplik
1-Kamu Sahipliği: devletin medya sahipliğidir. Devletin kamu kaynaklarını kullanarak yayıncılığı kâr amaçlı değil kamu hizmeti çerçevesinde yürüten özerk, tarafsız ve kamu kişiliğini hayiz kuruluşlar eliyle devletin medya piyasasında olmasıdır. Temel amaç; kamu yayıncılığı esastır. Ulaşım (belli bir yere yayın ulaştırma) diğer amacıdır. 1963 yılında TRT’nin kurulmasıyla bu yayıncılık başlar. Ekonomik anlamda develt avantaja sahiptir. Frekans ve uydu kullanımları söz konusudur.
2-özel Medya Sahipliği: amaç tamamen kâr elde etmektir. Rekabet ön plandadır. Çeşitli bütünleşmeler vardır. izleyici miktarı, izleyici oranı, reklam rekabetle ortaya çıkar.
3-Karma Medya Sahipliği: daha çok yabancı sermaye ön plandadır. Bu sermaye uluslar arası da olabilir. Başka gruplarda bu medyaya el atabiliyor. İki tür yatırım söz konusudur.
a.doğrudan yatırım(sabit sermaye söz konusudur)
b.dolaylı yatırım(portföy yatırım)
yabancı sermayenin medya sahipliği ise;
ortak girişim, tam mülkiyete bağlı şirket, şirketler arası satın alma ve birleşmeler, stratejik birleşmelerle oluyor.
*Medya sahipliğinde yeni medya sahipliği 70 sonrasında oluşuyor.70’den önce geleneksel medya sahipliği vardı. Daha taraflı yayıncılık söz konusudur. Daha çok sektör içi sahipler varken yeni medya da sektör dışı sahipler çıkmaya başlıyor.
Sahiplik yapısındaki değişim nedenleri;
1-mecraların çeşitlenmesi
2-farklı alanlarda bir çok yayın yapılması
3-sermayenin büyümesi(şirket evlilikleri…)
4-ulusal piyasalara ulaşmak isteyen ulus aşırı medya gruplarının oluşması(küreselleşme)
5-hükümetlerin ekonomik açılım yaratmak istemesi
6-tekelci medya yapılanmasıyla eylemleri sınırlanan grupların baskıları
Medya sahipliğini teşvik eden unsurlar
1-mülkiyet sahibi olma isteği
2-medya liderleri kamu önündeki imajını yönlendiren bir kurumdur. Bu nedenle de liderler medya sahiplerinden çekinirler.
3-medya kitlelerin sosyal, politik ve kültürel tutumlarının oluşmasını sağlar.
4-medya sahipleri sahip oldukları medya organları aracılığıyla medya dışında kalan işlerinde de kolaylık sağlarlar.
5-kamuoyuna iletilen bilginin kontrolünü elinde tutma isteği(haber…)
6-ekonomik kâr elde etmek
MEDYADA KONTROL
1- Operasyonel kontrol: gündelik üretime ilişkin rutin kontroldür. Alt düzeyde gerçekleşir. Daha önceden ayrılmış kaynakların ve belirlenmiş politikaların uygulanması düzeyinde kalır. “haber merkezlerindeki gündelik toplantı gibi”
2- Tahsisatla kontrol: dört şekilde gerçekleşir.
a.ayrıntılı politika ve stratejilerin belirlenmesi
b.şirketin ekonomik anlamdaki büyümesine ilişkin kararların alınması
c.hisse senedi ihracı, finansman yöntemleri gibi mali politikaların oluşturulması
d.kârların hisse senedi sahiplerine ve yöneticilerine nasıl dağıtılacağının belirlenmesi
içsel kontrol dışsal kontrol

medya patronları devlet yada tüzel kurum /kuruluşlar

medyada yoğunlaşma/tekelleşme/birleşme/entegrasyon
tekelleşme; az sayıda firmanın kitle iletişim araçlarının mülkiyetine sahip olmasıdır. Medya sahipliğinin bir yada bir kaç firma tarafından el ele tutulmasıdır.
Sebepleri;
1-medya sektörüne yapılan yatırımların büyük sermaye gerektirmesi. Neden büyük sermayeye ihtiyaç duyuluyor. Çünkü a)araç-gereçlerin çok yerde bulunamayan malzemeler olması ve fiyatlarını yüksek olması b)kalifiye personelin az olması c)başka firmalarla yapılan dağıtımın maliyetli olması d)az kişinin üretime katılmasıyla ortaya çıkan maliyet fazlalığı e) devlete ödenen vergilerin fazla olması
2-üretim ve dağıtımdaki yüksek maliyetler. 70’li yıllarda Hürriyet, Milliyet, cumhuriyet, sabah, günaydın ve tercüman birleşerek şirket oluşturuyor.
3-medyalar arası rekabet. Çalışanlara uygulanan ‘ücret politikları’ gibi politikaların uygulanması
4-yatay ve dikey birleşmeler
5-hükümetin yanlış politikaları/sahiplenme bazında
6-ekonomik olumsuzluklar “küreselleşme”
7-şirket faaliyetleri üzerinde kısıtlamaya gidilmesi
8-maksimum kazanan hedeflenmesi
9-denetimsiz serbest piyasa koşulları
10-teknolojik gelişmeler ve küreselleşme
11-özel televizyon yayıncılığının başlaması ve teşvik edilmesi
12-promosyon uygulamaları
Yoğunlaşma çeşitleri
1.yatay yoğunlaşma: aynı sektörde faaliyet gösteren şirketlerin bir araya gelerek birleşmesiyle gerçekleşir. Örneğin: doğan medya grubu. Yatay birleşmeler sektörde kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlamakla birlikte rekabetin azalması ve giderek yok olması sonucunu doğurur.
2.dikey yoğunlaşma: hammadde kaynağının ya da temel üretim girdilerinin temininden malı tüketiciye ulaştırılmasına kadar süren üretim zincirinin bütün halkalarını kontrol etmeye yönelik yoğunlaşma biçimidir. Nedenleriyse;
a.medya ürününün değerinin geçici bir nitelik taşıması
b.üretim ve dağıtım aşamasında yaşanan zaman baskısı
bunun sonucunda; basın alanında bir çok gazetenin kontrolü bir yada daha fazla grubun eline geçer. İki türlü dikey yoğunlaşma vardır. A)geriye doğru dikey yoğunlaşma: hammadde kaynağının denetim altına alınmasıdır. Üretimden önce yapılır. B) ileriye doğru dikey yoğunlaşma: firmanın ürettiği ürünün dağıtımını yapmasıdır. Üretimden sonra yapılır.
3.çapraz yoğunlaşma:belirli bir araç üzerindeki kontrolleri birleştirme yada satın alma yoluyla güçlendiren büyük firmaların farklı sektörelere de el atarak kontrol elde etmesidir.
Sonuçları;
*farklı medyalar arasında kendi doğalarından kaynaklanan özgünlerinin yok olması, içeriklerin birbirleriyle benzer hale gelmesi.
*radyo-televizyon alanında kamu yayıncılığı ilkesinin ortadan kalkması
*ticari gerçekler ve medya grubunun kontrol ettiği medya araçları arasındaki fonksiyonel iş birliğinin gerektiği gibi yerine getirilememesi
*haber üretim sürecinde de medya sahibinin somut çıkarları ön plana çıkarması
Dünyada Yoğunlaşma Eylemleri
1980 sonrasında yoğunlaştı. Teknolojik gelişmeler küreselleşme, serbest piyasa ekonomisi, yayın maliyetlerinin artması, medya sahipliği ve kontrolü, yayıncılığın özelleşmesi önemli nedenlerindendir. ABD’de; new corparation, Matwel grubu, İtalya’da; Berlisconi, Fransa’da; Hacnette ve Hersant, Almanya’da; Betelsman, springer gibi şirketler yoğunlaşan firmalardır.
ABD’de ikinci dünya savaşı sonrası günlük gazetelerin yüzde 80’i bağımsızken, 1990 başlarında yüzde 80’ini şirketler zincirine bağımlı olmuştur. 1981 yılında 20 şirket 1100 dergiyi kontrol ederken, 91 yılında 3 şirkete düşmüştür. Avusturya ve Avustralya en yoğun olduğu ülkelerdir. Yoğunlaşmanın en az olduğu ülkeler, Hollanda, Norveç, İsveç, Lüksemburg’dur.
Yoğunlaşmanın sonuçları
1.yoğunlaşma medya şirketlerinin yeniden örgütlenmesini gerektirmekte ve mevcut yapının değişmesine neden olmaktadır.
2. yoğunlaşmayla birlikte ortaya çıkan oligopolistik ve tekelci eğilimler sektörde birkaç grubun egemenliğini gündeme getirmektedir.
3.medya telekomünikasyon ve internet sektörleriyle bir yakınlaşma sürecine girmekte ve bunun sonucu olarak da ticari yönü ağır basan yeni ürün ve hizmetler piyasaya çıkmaktadır.
Olumsuz sonuçları ise
1.birleşmeler, maliyetin azaltılması, personelin işten çıkartılması ve içeriğin az yatırım yapmasına sebep olmakta ve bu da editoryal bağımsızlığı tehlikeye düşürmektedir.
2. çeşitlilikten ziyade standartlaşmaya ve bilgi kaynağı sayısının azalmasına neden olmaktadır.
3. piyasaya küçük şirketlerin girmesi engelleniyor. Büyük şirketlerin egemenliği söz konusudur.
4.medya sahiplerinin ekonomik ve politik olarak denetimi güçleşmektedir. Bunun sonucunda firma güçleniyor, kamuoyu yönlendiriliyor. Karşıt görüşler engelleniyor.
5. medya içeriğinin dağıtımında yeni teknolojilerin kullanılması
6.düşünce ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması, çok uluslu şirketlerin ulusal düzeyde de söz sahibi olmaya başlaması.
MEDYA SAHİPLİĞİ KONUSUNDA ÇALIŞMALAR
Avrupa Birliği
1980’lerde yoğunlaşma artıyor. Nedenleri ise;
1.uydu yayıncılığında yaşanan gelişmeler
2.ABD ile AB arasında yayıncılık alanındaki farkın açılması
3.yatay-dikey yoğunlaşmalar
4.yayın-dağıtım teknikleri ile ekonomik ve kültürel alanındaki gelişmeler ve girişmler
5.yabancı sermayenin uluslar arası dolaşımı
6.yayıncılıkta program çeşitliliği ve çoğulcuğun güvence altına alınmak istenmesi
AB medya çalışmalarının temeli demokrasidir. Avrupalı kimliğinin ve kültürünün inşasını amaçlar. İki soru gündeme gelir.
1- Avrupa bütünleşmesinde medyanın rolü nedir?
2- Avrupa kamusal alanın oluşturulmasında medyanın işlevi nedir?
*çalışmaların ilk temel hedefi ortak Avrupa kültürü inşa etmektir. Zamanla Avrupa’nın var olan kültürel çeşitliliğini korumak temel hedef haline gelmiştir.
AB ülkelerinde görsel/işitsel alanlarla ilgili düzenlemeye dair iki model geliştirilmiştir.
1.bazı üye ülkelerde bağımsız ve özerk bir kurum veya ajans tüm alanlarda etkili kılınmıştır.
2. söz konusu kurumlar yetkilerini ilgili bakanlıklarla birlikte yürütmüşlerdir.
1984- Yeşil Kitap
Kitabın amacı; ortak bir yayın piyasasının oluşturulması, görsel/işitsel alanda korsanla mücadele etmek, görsel/işitsel alanda ürünlerin birlik içinde dağılımı, görsel/işitsel ürünlerle standardizasyonun sağlanmasıdır.
1985-Beyaz Kitap
Kitabın amacı; Avrupa tek pazarının tanımlanması, yüksek tanımlı televizyonun(HD TV) geliştirilmesi, görsel/işitsel pazarın rekabete açılması amaçlanmıştır.
1989
Avrupa’da HD TV hizmetlerinde genel bir stratejinin belirlenmesi görsel/işitsel alanda hedeflerin tanımlanması ve dünya genelinde görsel/işitsel üretim standartlarının üretim fiyatlarının belirlenmesi, belli bir komisyon tarafından yapıldı. Sınır tanımayan televizyon direktifi 1989 yılında kabul edildi. 1991 yılında yürürlüğe girdi. Avrupa yapıtlarının yapım ve dağıtımının teşviki amacıyla Avrupa TV programlarının iç pazarda serbest dolaşımını ve bununla ilgili gerekli koşulları yaratmayı amaçlar. Aynı zamanda kültürel çeşitlilik, yanıt hakkı, tüketicinin korunması ve küçüklerin korunması gibi kamu çıkarlarını korumayı hedefler.
Temel uygulama alanları;
TV yayınına ilişkin mevzuat, AB eserlerinin üretim ve dağıtımının geliştirilmesi, spor gibi etkinliklere toplumun erişiminin sağlanması, televizyon reklamcılığı ve sponsorluk, küçüklerin korunması ve yanıt hakkı…
1997
Telekomünikasyon medya ve bilgi teknolojileri sektörlerinin bütünleşmesi. Bu çalışma ile yeni nesil elektronik iletişim sistemleri ve medyanın nasıl düzenlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. İstihdamın artırılması, ekonomik büyümenin sağlanması, tüketici tercihlerinin çeşitlenmesi ve kültürel çeşitliliğin desteklenmesi amaçlanır.
1994 yılında Medyada Şeffaflık
1999 yılında medyada çoğulculuk başlıkla çalışmalar yapılmıştır. Medya programları başlığı altında yürütülür. Profesyonellerin eğitimi, yapım, sinema ve televizyon programlarının dağıtımı konularında destek sağlayarak işitsel/görsel sektörü desteklemektedir. Böylece rekabet gücünü arttırmayı amaçlar.
Programlar; Avrupa Film ve TV Programı Endüstrisi’nin daha rekabet edilebilir ve fiili kanallarının sürekli artan ihtiyaçlarının daha iyi karşılayabilir hale getirmek için destek planları sağlamayı amaçlar. 3 aşamada uygulanır. Medya 1, Medya 2, Medya plus.
ALMANYA
Sektöre özgü yasal düzenlemeler ile genel rekabet kurallarının geçerli olduğu görülmektedir. Eyaletler arası yayıncılık antlaşmasıyla temel düzenlemeler gerçekleştirildi. İzlenme payı kriterleri esas alınır. Buna göre; yalnız bir yayıncının kamuoyu üzerinde hakim etki oluşturmanın önlenmesi ve izleyicilerin çeşitli kaynaklara erişiminin sağlanması amaçlanır.
FRANSA
Burada iletişim özgürlüğü kanunu ve yayıncılık kanunu vardır. bu kanundaki medya sahipliğine yönelik düzenlemeler radyo ve televizyon ayrı ayrı değerlendiriyor. İzlenme payı kriteri esas alınıyor. Bu paya göre yıllık 2. 5 ten fazla olan ulusal bir televizyon kanalından gerçek yada tüzel kişinin doğrudan ya da dolaylı olarak sahip olabileceği sermeye payı yüzde 49 ile sınırlandırılmıştır. Lisans sayısı ve kapsama alanı yönünde de sınırlamalar getirilmiştir. Yabancı sahiplik kısıtlamalarında AB vatandaşı olan kişiler hariç yabancı gerçek ve tüzel kişilerin radyo ve televizyonda en fazla yüzde 20 paya sahip olabilecekleri belirlenmiştir.
İNGİLTERE
En son 2003 yılında iletişim kanunu ile düzenlemeler yapılır. Medya sahipliği alanında daha fazla serbestleşme, rekabet gücünün arttırılması ve çoğulculuğun korunması amaçlanmaktadır. Kamu yararı testi temel hedef olarak alınmıştır. Tekelleşme önlenmeye çalışılır. Bu nedenle yerel, ulusal ve çapraz sahiplik ayrı ayrı düzenlenir.
İTALYA
Görsel/işitsel alandaki çalışmalar yayıncılık reformu kanunu ile düzenlenmektedir. Örneğin basın ve yayın sektöründe hissesi bulunan bir şirketin her iki sektörde elde edilen toplam gelirin yüzde 20sinden fazlasını kontrol etmesi yasaktır.
ABD
Medya sahipliği konusunda oligopol bir yapı vardır. 1930lardan itibaren piyasa gelişmeye başlamış ve desteklenmiştir. Bir çok şirket olmasına karşı Pazar 5 büyük şirketin egemenliği altındadır. 80 sonrası sahipliğe ilişkin düzenlemeler ekonomik odaklı olarak geliştirilmiştir. Özel gelişmeler hız kazanmıştır. 1987 de yansızlık ilkesi kaldırılmış sahipliğe ilişkin kısıtlamalar azaltılmıştır. 1996 da telekomünikasyon kanunu ile yeniden düzenlenmiştir.