PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : VIII-XIII. Yüzyıllar Türk Edebiyatı Ünite 7



Je Veux
28-11-2013, 01:17
12-13. yüzyıllar Batı Türk Edebiyatı: Metinler


Mevlana’nın Türkçe ve Farsça-Türkçe Metinleri
Mevlana’nın Türkçe Beyitlerinden Örnekler




اوصك واريسه اى غافل الداغماغل زنهار ماله
mala zinhar aldanmagıl gafil iy saı-Ussun var


قاله كيرو اول كيدرسين قويوب سن كه يه نسنه شول
Şol nesneye ki sen koyup gidersin ol girü kala


[müstef’ilün müstef’ilün müstef’ilün müstef’ilün]


Ey gafil, aklın varsa geride bırakıp gideceğin (dünya) mal(ın)a sakın aldanma.




لر پايلاشه واروب لرآندن آغلاشه دملكه بر
Bir demliğe ağlaşalar andan varup paylaşalar


كوله كوله لر دونه تز كومشوب چوقوره سف
Seni çukura gömişüp tiz döneler güle güle


[müstef’ilün müstef’ilün müstef’ilün müstef’ilün]


(Bunlar senin ölümüne) bir anlık ağlarlar sonra seni mezara gömüp (senin bıraktığın) malını bir an önce paylaşmak için gülerek dönerler.


Mevlana’nın Farsça-Türkçe Mülemma Beyitlerinden Örnekler


مد ميد در بمن ليكن كجا شعر كجا من
Men küca şi’r kuca likin be-men der midemed


كيمسن هى كويدم آيد كه كى تر يكى آن
An yeki Türki ki ayed guyedem hey kimsen


[fa’ilatün fa’ilatün fa’ilatün fa’ilün]


Şiir nerede, ben neredeyim, şiirden uzaktayım. Lakin bana şair diyorlar. Türk’ün biri geldi bana “hey sen kimsin” dedi.


Mevlana’nın Türkçe Bir Manzumesi


ياووز يوقسه ش قاريندا كيدر اكر
Eger geydür karındaş yoksa yavuz


قيلاووز بودر سكا يولده اوزك
Özün yolda sana budur kılavuz


اوكوشدر قورتلر طوت برق جوبانى
Çubanı berk tut kurtlar üküşdür


قوز قارا قاراقوزم مندن ايشيت
İşit menden kara kuzum kara koz


تورك وكر رومسن وكر طاتسن اكر
Eger Tatsen ve ger Rumsen ve ger Türk


بياموز زبانرا بى زبان
Zeban-ı bi-zeban-ra beyanımuz


Mesnevi’nin İlk Üç Beyti ve Türkçe Çevirisi


كندبشنو اين نى چون حكايت مى‏
Bişnev in ney çün hikâyet mîküned
[Dinle, bu ney neler hikâyet eder]


از جدايى‏ها شكايت مى‏كند
Ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned
[ayrılıklardan nasıl şikâyet eder]


كز نيستان تا مرا ببريده‏اند
Kez neyistân tâ merâ bübrîdeend



در نفيرم مرد و زن ناليده‏اند
Ez nefîrem merd ü zen nâlîdeend
[erkek ve kadın müteessir olmakta ve inlemektedir]


سينه خواهم شرحه شرحه از فراق
Sîne hâhem şerha şerha ez firâk
[İştiyâk derdini şerhedebilmem için]


تا بگويم شرح درد اشتياق‏
Tâ bigûyem şerh-i derd-i iştiyâk
[ayrılık acılarıyle şerha şerhâ olmuş bir kalb isterim]




[B]Sultan Veled’in Türkçe Manzumeleri


Senün yüzün güneşdür yoksa aydur
Canum aldı gözün dakı ne aydur
[Senin yüzün güneş ya da ay mıdır? Canımı alan gözün daha ne söyler]


Benüm iki gözüm bilgil canumsun
Beni cansuz koyasın sen bu keydür
[İki gözüm (iyi) bil ki benim canımsın; beni cansız koyman benim için çok iyidir]


Hoca Dehhani’nin Şiirlerinden Seçmeler
Sun ey saki güle güle bize ol rah-ı reyhanı
Ki gül yine bezemişdür bugün sahn-ı gülistanı
[Ey saki, bize gülerek o fesleğen (=güzel) kokulu şarabı sun; çünkü gül, bugün gül bahçesini yine süslemiştir]


Cemal-i sureti Leyli güle güle mi virdi Mecnun’dur
Ki bülbül göge irürdi bu dem derdinden efganı
[Leyla, yüz güzelliğini güle mi verdi? (o yüzden) Bülbül şimdi Mecnun (gibi) olup derdinden feryadını gökyüzüne ulaştırdı]