PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : VIII-XIII. Yüzyıllar Türk Edebiyatı Ünite 2



Je Veux
28-11-2013, 01:14
Arap ve Fars Edebiyatı
Ceziretü’l- Arap = Arap Yarımadası
Ma’in devleti bu bölgede M.Ö. 14. yüzyıllarda mevcutmuş. Aynı bölgede Seba devleti M.S. 2. yüzyılda yıkıldı. Himyeri devleti 525 yılında yıkıldı. Bu bölge 629 yılına kadar Sasani idaresinde kaldı. Habeş valisiEbrehe, Ka’be’yi yıkmak amacıyla Mekke’ye saldırdığında yıl 570 idi.
Kuzey Arabistan’da Nebati krallığı yaklaşık 5 yüzyıl ayakta kaldıktan sonra 106 yılında yıkıldı. Tedmürkrallığı 273 yılında yıkıldı. Gassaniler 3. yüzyılda kurulup 613 yılında yıkıldı. Hire / Lahmi krallığı 633 yılında yıkıldı.
İslamiyet’le birlikte bu coğrafyadaki pek çok şey değişti.
İslami ilk dönem, Peygamber ve dört halifesinin idaresinin devam ettiği 610-661 yıllarını kapsar.
661-750 yılları arasında Emevi Devleti hakimiyetiyle Arap devleti kimliği öne çıktı/devam etti.
750-1258 yılları arasında Abbasilerle birlikte din toplumu kimliği ağırlık kazandı.
Abbasiler yönetim merkezini Şam’dan Bağdat’a taşıdılar.
Şia Alevileriyle Sünniler arasındaki çekişmeler bu dönemde iyice tırmandı. Şiir Büveyhiler zamanında (932-1062) Şiilik etkinliğini arttırdı. Fars gelenekleri halk arasında yaygınlaştı.
Abbasi döneminde Fars ve Türk nüfuzu arttı. Annesi Fars olan Me’mun 813 yılında halife olunca Fars unsuru etkinliğini arttırırken, annesi Türk olan Mu’tasım 833’te halife olunca da ordunun kapıları Türklere açıldı.
Türk askerler için 836’da Samerra şehri kuruldu. Samerra, 892 yılına kadar halifenin başşehri olarak kaldı. Babası Ferganalı olam Tolunoğlu Ahmet 868 yılında Mısır’da Tolunoğlulları Devleti’ni kurdu.


Arap Edebiyatı


1- Cahiliye Devri (İslamiyet’ten önceki Arap edebiyatı)
En eski örnekleri 5. yüzyılda yazıldığı tahmin edilen şiirlerdir. Bu dönemde şiir ve hitabet sosyal alanda itibarlıydı. El-Mufazzal ez-Zebbi, el-Mufazzaliyat adlı eserinde Cahiliye dönemi 47 şairin şiirine yer vermiştir.
Cahiliye dönemi şiirinin en güzel örnekleri el-Mu’allakat adlı eserde toplanmıştır. Yedi şairin şiirlerinin Kâbe’nin duvarlarına asılmış olmasından dolayı el-Mu’allakatu’s-Seb’a (=yedi askı) olarak anılmışlardır.


2- İslami Dönem
Bu dönemin başlıca kaynakları Kur’an-ı Kerim, hadisler, cahiliye edebiyatı ve yabancı edebi metinlerdir.Hasan bin Sabit (öl. 680?), dönemin en meşhur kadın şairi, el-Hansa (öl. 644?), Kasidetü’l-bürde(Hırka Kasidesi) ile ünlü Ka’b bin Zübeyr (öl. 645?), Abdullah b. Revaha (öl. 630) ve muallaka şairlerinden Lebid bin Rebi’a (öl. 660?) dönemin büyük şairleridir.
Şiirde dövüş ve kavga öne çıkar. Cinsellik çok azdır. Pek çok şair Cahiliye döneminde şaraba yer verirdi. Medih ve hiciv İslami dönemde pek ilgi görmedi; Emeviler döneminde yeniden itibar kazandı. El Velid b. Yezid (hilafeti: 743-744) şarap ve cinselliğe şiirde yer verdi. Ebu Nuvas’ın (öl. 813) şiirlerinde şarap başlıca konu haline geldi.
Abbasi devrinde Fars kökenli şairlerin etkinliği artmaya başladı. Buna sebep yönetim merkezinin Bağdat’a taşınması ve Fars kültürüyle yakınlaşmalardır.


Emeviler Dönemi
Siyasi düşüncelerin öne çıktığı bir dönemdir. Alevi-Şii şairler, Harici şairler, Emevi şairler, Zübeyri şairler gibi sınıflandırmalar yapılmaktadır.
Emevi devri şiiri düşünce ve üslup bakımından Cahiliye dönemi şiirine benzer.
İslami dönemde ilgi görmeyen tegazzül ve nesib bu dönemde ilgi kazandı. Kasideler Ömer b. Ebi Rabi’aönderliğinde kadına ve güzelliğe tutkun, hayatın zevklerinin peşinde ilerledi. Cemil b. Ma’mer’in öncülüğünde sevgiyi öne çıkaran samimi duyguları aktaran şiirler Uzri Gazel adıyla yeni bir yol oluşturdular. Bedevi şairler bu yolda ilerlediler. Aşk konusuna kaynaklık eden Mecnun (Kays b. El-Mulevveh, öl. 689) bu şairlerdendir. Aşk şairleri sevdiklerinin adlarıyla anılırlardı.


3- Abbasi ve Endülüs Emevileri Dönemi
Edipler, anne ve babasından birinin Arap olmaması nedeniyle el-Edebu’l-muvelled, yeni olmaları sebebiyle de el-Edebu’l-muhdes adları ile anıldılar.
Beşşar b. Bürd (öl. 783?), Ebu Nuvas (öl. 813?) -> övgü şairleri
Ebu’l-Atahiye -> dini şair
Ebu Temmam (öl. 846) Arap şiirinin mükemmel örneklerini bir araya getirdiği eseri, el-Hamase
Diğer önemli şairler: el-Buhturi, İbnu’l-Mu’tez, Ebu’l-Ala el-Ma’arri, el-Mütenebbi, Hariri, İbnu’l-Fariz.
İbnu’l-Mukaffa, Cahiz, İbnu’l-Amid ve Selahaddin Eyyubi’nin veziri ve divan kâtibi el-Kadi el Fadıl ise nesrin önde gelen isimleridir.
Emevi devleti 750’de yıkıldıktan sonra Abdurrahman ed-Dahil Batı’ya kaçarak 756 yılında Endülüs’te yeni bir devlet kurdu.
Endülüs devleti, Arap edebiyatı açısından yeni bir dönemdir. Başlangıçta şiir be nesir, geleneksel edebiyatın taklidi şeklinde icra edildi. Sosyal ve coğrafi etkileşimlerin etkisiyle yenilikler ortaya çıkmaya başladı.
En önemli yenilik Arap şiirinin vezin ve kafiyelerinde değişiklik yapılarak el-Muvaşşahat adıyla yeni bir türün ortaya çıkmasıdır.
Muvaşşah: Birbirini izleyen uzun beyitler ile kısa beyitlerden oluşan ve tevşih diye de adlandırılan nazım şeklidir. Çalgı eşliğinde söylenen halk şarkılarına güfte olarak icra edilmişlerdir.


4- Çöküş Dönemi
Cengiz Han’ın Orta Asya ve İran’ı, Hülagü Han’ın 1258’de Bağdat’ı istila edip katliamlar yapması çöküş döneminin sebebidir. Bu çöküş 19. yüzyılın başlarına kadar devam etti.


5- Yeni Arap Edebiyatı (Modern Dönem)


19. yüzyılın sonlarından itibaren şiirde serbest biçim ve edebiyatın değişik türlerinden örneklerin icra edilmesiyle birlikte modern dönem başlamış kabul edilir.


Arap Edebiyatında Nazım Şekilleri ve Nesir


Nazım Şekilleri


El-Halil b. Ahmed el-Ferahidi (öl. 791), aruz ilminin sistemli bir izahını yapmış, kafiye ve nazımla ilgili terimlerin çoğunu tespit ve tarif ederek nazım tekniğini sistemleştirmiştir.
Cahiliye devrinde recez ve kasid denilen iki nazım şekli vardır. Recez, Arap şiirinin en eski nazım biçimidir, aruzun recez bahriyle yazılır. Birbiriyle kafiyeli ancak bir mısra uzunluğunda kısa beyitlerden meydana gelir.
Ani ilhamların gönle düştüğü gibi irticalen söylenen recezleri, uzun şiirler halinde icra eden ilk kişi el-Ağleb b. Cüşem el-İcli’dir (öl. 642). İcli’nin recezleri sonradan rağbet görmüş veurcuze adıyla anılan yeni bir türe dönüşmüştür. Urcuze, müzdevic ve /veya müzdevice denilen mesnevi şeklinin doğmasına vesile olmuştur.
Kasid, receze göre ikişer mısra uzunluğunda ve birbirleriyle kafiyeli beyitlerden oluşan, tam veya meczu (=eksik) vezinlerle yazılan manzumelerdir. Kaside, kasidin planlı ve uzun şeklidir. Kasidenin nesib kısmından ayrı, müstakil aşk şiirleri icra etmeye tegazzül denmiştir. Gazel adıyla özel bir biçim, Arap şiirinde yoktur. Gazel, klasik formuna İran’da kavuşmuştur.
Zecel: Avama yönelik, sade ve eğlencelik şiirlerdir.
10. yüzyıldan itibaren nazım şekilleri çeşitlilik kazanmıştır.


Nesir Türleri
Hitabet: Övme, övünme, yerme, ikna etme, coşturma gibi konularda icra edilirdi. İslamiyet’ten sonra cihada teşvik amaçlı hutbe ve vaazlarla genişledi.
Abbasiler devrinde nesir, müraselat, siyer, megazi, fütuh, tarih, coğrafya, edep ve muhazara, hikâye, makamat gibi türlerde icra edildi. Yabancı dillerden kelimelerin Araplar arasında kullanılmaya başlanmasından sonra gramer ve dilbilim hakkında eserler icra edildi. İslam ilimleri; tefsir, hadis, fıkıh ve kelam önemli nesir türleridir. Çeviri eserlerle birlikte nesirde çeşitlilik iyice artmıştır.


Müraselat: Mektuplar / mektuplaşmalar. Ebu Bekr el-Harezmi’nin (öl.993) Resa’il’i bu türün en önemli eseridir.


Siyer / Megazi / Fütuh: Huy ve ahlak anlamına gelen siret’in çoğulu olan siyer, Peygamber’i anlatan eserlerin ismi olarak kullanılmıştır. Megazi, gaza hikâyelerini içerir. Fütuh, zafer anlamına gelir, İslam’ın ilk dönemindeki savaşları konu edinir. İbn Belazüri’nin (öl. 892) Fütuhü’l-Büldan’ı bu türün en önemli eseridir.


Tarih ve Coğrafya: et-Taberi Muhammed İbn Cerir’in (öl. 922) Tarihü’l-Ümemi ve’l-Müluk, İbn Haldun’un (öl.1406) Tarihu İbni Haldun adlı eserleri önemli tarih kaynaklarıdır.




Dilbilgisi: Dilbilim çalışmaları Basra’da başladı (Basra okulu). İmam Halil İbn Ahmed’in (öl. 791) Kitabü’l-Ayn adlı eseri Arapçanın ilk sözlüğüdür.
Küfe okulu, konuşulan dildeki yanlışlar üzerinde durmuştur. Kisa’i (öl. 804) ve öğrencisi Ferra (öl. 822) okulun önemli isimleridir.


Muhazarat: Faydalı bilgiler, fıkralar ve anılar, seçme şiirler ve hutbeler hakkında açıklamalar, edebi ve ahlaki yazıların toplandığı eserlere denir. Cahiz Ebu Osman Amr b. Bahr (öl. 869) bu türün en önemli yazarıdır.
Edebiyat: Edebi sanatlar, nazım ve nesrin çeşitli konularını ele alan eserler ve yazarları:
Davudu’z-Zehri (öl. 909) – Kitabu Zehreti’l-Ulumi ve’l-Edeb
Ebu Hilal Hasan İbn Abdillahi’l-Askeri (öl. 1004) – Kitabü’s-Sına’ateyn (nazım ve nesir)
İbn Reşik (öl. 1070) – el-Umdetü fi Sına’ati’ş-Şi’r
Sekkaki (öl. 1229) – Miftahu’l-Ulum


Emsal: Örnekler. Atasözleri, deyimler ve veciz sözlerin derlendiği eserlerdir.


Hikâye: Hikâye kelimesinden önce bu kelimeye karşılık olarak esmar (gece toplantılarında söylenen masallar), hurafat (gerçekdışı uydurma masallar), kısas (Peygamber’in başından geçen ibretlik olaylar),rivayet (aktarma sözler/anlatılar), ahbar (haber / söz), ahadis (haberler / sözler), emsal ve nevadir (zarif ne nükteli kısa hikâyeler) gibi kelimeler kullanılmıştır.


Makame: Meclislerde okunan hoş ve merak uyandıran kısa hikâyelerdir. Çoğulu makamattır. Hariri (öl. 1122) bu alanda çok ünlüdür.


İlim: Alim ve müneccim Sabit İbn Kurra (öl. 901), hekim Huneyn İbn İshak (öl. 911), filozof el-Kindi (öl. 860), âlim Farabi (öl. 950), âlim İbn Sina (öl. 1036) ilimle uğraşan önemli isimlerdir.


Ensab: Soylar, Araplar kendi soylarıyla övünen insanlardır. Soy kütükleri bu nedenle Araplar arasında önemlidir.


Tabakat: Hadis rivayet edenlerin biyografileridir. İleri dönemlerde çeşitli ilim, sanat ve meslek guruplarından kimseler hakkında tabakat kitapları yazılmaya başlanmıştır.


Şairlere Göre Arap Edebiyatının Dönemleri
Cahiliyyun: Cahiliye dönemi
Muhadramun: Hayatlarının bir kısmı Cahiliye, bir kısmı İslami dönemde geçen şairler.
İslamiyyun
Müvelledun veya Muhdesun: Şehirli yeni şairler.
Asriyyun: Çağdaş anlamında kullanılır.


İran Tarihi
Bugünkü İran toprakları en eski döneminde (M.Ö. 6. yüzyıla kadar) Medler, sonrasında Ahamenişler, sonrasında Tavaif-i muluk (= Helenistik dönem), sonrasında Partlar ve son olarak Sasaniler’in (yıkılışı 652) hâkimiyetindeydi.
9. yüzyıldan itibaren bölgede Türkler egemen olmaya başladılar. Gazneliler ihtişamlı bir devlet kurdular. Gaznelilerin ardından Selçuklular bölgede egemen oldular. Cengiz Han’ın 1221 yılında Merv’i istila etmesiyle bölge, Moğol egemenliği altına girdi. Sonrasında Timur’un sözü bölgede egemen oldu. Şah İsmail 1501 yılında Tebriz’de saltanatını ilan ederek Safevi devletini kurdu. Bu devlet 1736 yılına dek varlığını sürdürdü. Tahran’ı başkent yapan Kaçarlar 1925 yılına dek egemenliğini sürdürdü.


Fars Edebiyatı
Fars edebiyatının en eski metni Avesta’dır. Farsça şiir söylemiş ilk kişi Behram-ı Gur (öl. 438) gösterilir. İlk büyük Fars şairi Semerkant ve Buhara’da yaşamış olan Rudeki’dir (öl. 941).
İlk dönem Farsça şiirlerde Arap şiiri biçim ve içerik olarak taklit edilmektedir.
Zühd ve takva şiire sonradan konu oldu. Farsçanın ilk büyük mutasavvıfı Senai’dir (öl. 1131). Hakani (öl. 1199), Cemaleddin-i İsfahani (öl. 1192), Nizami (öl. 1214), ve Attar (öl. 1221) bu yolun büyük isimleridir.Mevlana (öl. 1293) Farsça şiirin en mümtaz şahsiyetidir.


Fars Edebiyatında Görülen Üsluplar
Türkistan/Horasan Üslubu: Hamasi ruhla, sade, tabii, akıcı ve gerçekçi tarzı temsil eder. Arapça kelime ve terkipler az kullanılır. Başlıca temsilcileri Rudeki (öl. 941), Firdevsi (öl. 1020), Unsuri (öl. 1038),Minuçihri (öl. 1040), Nasır-ı Hüsrev (öl. 1088), Mesud-i Salman (öl. 1121), Emir Mu’izzi (öl. 1124?),Senai-i Gaznevi (öl. 1131) ve rübai ustası Ömer Hayyam (öl. 1132).


İran/Selçuklu Üslubu: Arapça kelime ve terkipler çoktur. Bilimsel izahlar öne çıkar. Bu dönemde Enveri (öl. 1168), ve Zahir-i Faryabi (öl. 1201) sanatlı ve abartılı kasideleriyle tanınır. Mesnevi özel bir konuma geldi.Nizami (öl. 1214), Hakani (öl. 1199), Cemaleddin-i İsfahani (öl. 1192) ve oğlu Kemaleddin İsfahani(öl. 1237) bu üslubun öncüleridir. Sa’di (öl. 1292) ve Hafız (öl. 1390) kalıcı ve etkileyici isimlerdir. 1492’de ölen Cami, bu geleneğin son büyük ustasıdır.


Hint Üslubu: İsfahan üslubu olarak da bilinmektedir. Babür, şairlere yeni imkânlar sağladı. Bu yolla şiir saraydan uzaklaşarak halk arasında yer edindi. Gerileyen medrese eğitimi nedeniyle ilmi tabir ve içerik şiirden uzaklaştı. Günlük deyişler, tecrübe ve bilgiler şiire aktarıldı. Önde gelen şairleri Kelim (öl. 1651),Saib (öl. 1676?), Talib-i Amuli (öl. 1626?), Urfi-i Şirazi (öl. 1590?) ve Bidil’dir (öl. 1720).


Geriye Dönüş Üslubu: Hint üslubuna muhalefet olarak ortaya çıktı. Saba (öl. 1823), Neşat-ı İsfahani (öl. 1828), Visal-i Şirazi (öl. 1845), Kaani-i Şirazi (öl. 1835?), Furugi-i Bistam, (öl. 1857), Suruş-i İsfahani(öl. 1868), Yagma-i Cendeki (öl. 1860) ve Şeybani’dir (öl. 1888).


Sıralanan üsluplar arasındaki geçiş dönemleri de değişik adlarla isimlendirilmiştir. Samaniler zamanındaki üsluba Sebk-i Türkistani, Gazneliler dönemi ile Selçukluların ilk yılları için Sebk-i Horasani, İran üslubuna geçilirken Ara Dönem Üslubu, aynı yıllarda İran’ın batısı için Azerbaycan Üslubu, Irak üslubundan Hint üslubuna geçiş dönemi için Mekteb-i Vuku adları kullanılır.


Nesirde, 9. yüzyıl ile 11. yüzyıllar arasında sade, sanatsız, kolay anlaşılır bir üslup tercih edilir. Sonraki yıllarda dilde cümleler uzadı, Arapça kelimeler çoğaldı. 19. yüzyılda Geriye Dönüş Üslubu nesirde de etkili oldu ve yazıda sadelik ve konuşma dili tercih edilmeye başlandı.


Türk Edebiyatında Etkisi Olan Fars Şair ve Yazarları
Gülşehri, Mantıku’t-Tayr’ını Attar’ın, Hamdullah Hamdi de Yusuf u Züleyha’yı Cami’nin aynı adlı eserlerinden yararlanarak yazmışlardır. Başka şairlerin eserlerinde de benzer durumlar görülmektedir. Şairler etkisinde kaldıkları eserleri birebir kopya etmez, çeşitli eklemeler ve süslemeler yaparak zenginleştirmeye çalışmaktadırlar.


Firdevsi
Tus şehrine bağlı Taberan’ın Baj köyünde doğdu. Asıl ismi değişik kaynaklarda Ahmed, Hasan ve Mansur olarak görülmektedir. Künyesi Ebü’l-Kasım, lakabı Fahreddin, mahlası Firdevi’dir. Ünlü mesnevisi Şeh-name’yi Sultan Mahmud’a sunmak üzere Gazne’ye oradan da Taberistan’a gidip tekrar Tus’a döndü. 40. yaşından sonra yoksullaştı.
Şehname: Eseri, 980-990 yıllarında yazmaya başladığı bilinir. 1003-1004 yıllarında eserin ilk şeklini tamamlamıştır. 1004 yılında eserini Sultan Mahmud’a sundu. Beklediği ödülü alamayınca Sultan Mahmud için hicviye yazdığı rivayet edilir.
Şehname, İran tarihinin, hükümdarlar ve aileleri, gelenekler, mitoloji, masallar, menkıbe ve kahramanlık hikâyeleri içerikli bir manzum / mesnevidir. Aruzun fe’ûlün fe’ûlün fe’ûlün fe’ûl vezniyle yazılmıştır. Yazarı belirttiğine göre 60 bin beyittir. Kurgusu basit, içerikte tekrarların çok, sanatı ise renkli olmayan eserin etkisi ve yankısı çok fazla olmuştur.


Genceli Nizami
Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Gence’de yaşayıp orada öldüğü bilinmektedir. Firdevsi’nin Şehname ile ortaya koyduğu epik türü zirveye taşımıştır. Bunun yanında manzum aşk hikâyelerinin de en büyük şairi unvanına sahiptir. Divan, Penc Genc ve yaklaşık 35 bin beyitten oluşanHamse bilinen eserleridir.
Hamse’de yer alan mesneviler:
a) Mahzenü’l-Esrar: 24 beyitten oluşan eseri Kılıç Arslan’a bağlı olan Fahrüddin Behramşah adına yazmıştır. Senai’nin Hadikatü’l-Hakika adlı mesnevisinden esinle müfte’ilün müfte’ilün fâ’ilün vazninin kullanmıştır.
b) Hüsrev ü Şirin: mefâ’îlün mefâ’îlün fe’ûlün vezniyle yazılmış olan eserde Sasani hükümdarı Hüsrev-i Perviz ile Ermeni prensesi Şirin’in aşkı konu edilir. Bu eserin etkisinde Türk edebiyatında çok sayıda eser icra edilmiştir.
c) Leyla vü Mecnûn: Yaklaşık 5000 beyitten oluşan eser mef’ûlü mefâ’ilün fe’ûlün vezniyle yazılmıştır.
d) Heft Peyker (Behram-nâme): fâ’ilâtün mefâ’ilün fâ’ilün kalıbıyla yazılmıştır. Heft Günbed ve Behram-nâme adlarıyla da anılan eser Sasani hükümdarı Behram-Gur’un av eğlenceleri ve evlilik hayatını konu edinir.
e) İskender-nâme: Şeref-name ve İkbal-name başlıklı iki bölümden oluşur. fe’ûlün fe’ûlün fe’ûlün fe’ûl vezniyle yazılmıştır. Mukbil-name ve İskender-i Berri adlarıyla da anılan Şeref-name bölümü Nusratüddin Ebu Bekr Muhammed’e, Hıred-name ve İskender-i Bahri de denilen İkbal-name ise İzzeddin II. Mesud b. Arslan’a sunulmuştur. Tamamı yaklaşık 10 bin beyittir.


Feridüddin-i Attar
Eczacılık ve tıpla uğraştığı için “attar” adıyla anıldı. Irak, Şam, Mısır, Mekke, Medine, Hindistan ve Türkistan’ı dolaşıp Nişabur’a dönerek inzivaya çekildi. Moğol istilası sırasında şehit edildi (1221).
Gazel ve mesnevide başarı kazandı. Attar, tasavvufi meseleleri, hikâyeler içerisinde açık ve anlaşılır bir plana göre iç içe geçmiş daha küçük hikâyeler yoluyla anlatarak konuyu sıradan biri için bile açık bir hale getirmiş ve böylece manaları ana hikâye ile birleştirmede büyük bir ustalık göstermiştir. Bu anlatım biçiminiMevlana, bazı yönlerden geliştirerek başarıyla uygulamıştır.
Eserleri:
İlahi-name: 6500 beyitten oluşan bir mesnevidir. Na’t, tahmid ve methiyelerden sonra 22 makale ve bir hatimden meydana gelir. 1597 yılında kısaltılarak İbret-nüma adıyla manzum bir çevirisi yapılıp Sultan III. Murad’a sunulmuştur.
Esrar-name: İlk tasavvufi mesnevisidir. 26 bölümde anlatılan küçük hikâyelerden mürekkeptir. Mefâ’îlün mefâ’îlün fe’ûlün vezniyle yazılmıştır.
Musibet-name: Cevab-name adıyla da bilinir. 5740 beyitten mürekkep tasavvufi bir mesnevidir.
Hüsrev-name: Tasavvufi olmayan tek mesnevisidir. Gül ü Hüsrev ve Gül ü Hürmüz adlarıyla da bilinir. Dünyevi aşk konulu bir mesnevidir.
Mantıku’t-Tayr: 1187’de yazılmıştır.
Muhtar-name: Rüba’i mecmuasıdır.
Bülbül-name: Bülbül ile diğer kuşlar arasındaki anlaşmazlıkları konu edinen küçük bir mesnevidir.
Pend-name: 900 beyittir. Ahlak içerikli didaktik bir eserdir. Anlaşılması kolay olduğu için çeşitli dillere çevrilmiş hatta ders kitabı olarak okutulmuştur.
Divan: Mesnevilerindeki tasavvufi düşüncelerini lirik bir tarzda ele aldığı eseridir.
Tezkiretü’l-Evliya: Tek mensur eseridir. Velilerin hayatlarından söz eden bir tercüme-i hal kitabıdır.


Sa’di-i Şirazi
Nizamiye medresesinde eğitim gördü. Döneminin devlet adamlarıyla tanışıp onlar için şiirler yazdı. Seyahatleri sırasında Şehabeddin Sühreverdi ile tanıştı. Bostan (1257) adlı meşhur eserini dönemin hükümdarı Ebubekir b. Sa’d b. Zengi adına yazdı. Gülistan (1258) ise Zengi’nin oğlu II. Sa’d adına yazılmıştır.
Şiir ve nesrinin en önemli özelliği akıcı ve sehl-i mümteni olmasıdır. Gazelin müstakil bir nazım şekli olmasını sağlamıştır.
Sa’di’nin etkisi Fars edebiyatı dışında Türk ve Urdu edebiyatlarında da görülür. Batı dünyasında da önemli izler bırakmıştır.
Eserleri:
Külliyatı on altı kitap ve 6/7 risaleden oluşur.
Manzum eserleri: Bostan (=Sa’di name), Kasa’id-i Arabi, Kasa’id-i Farisi, Mülemmaat, Terci’at, Tayyibat, Bedayi, Havatım, Gazeliyat-ı Kadim, Sahibiyye, Mukatta’at, Rüba’iyyat, Müfredat, Hubsiyyat, Hezliyyat, Mudhikat.
Mensur Eserleri: Gülistan, Su’al-i Sahib-divan, Takrir-i Dibace, Nasihatü’l-müluk, Risale-i Akl u Işk, Mecalis-i Pencgane, Risale-i Selase (Mülakat-ı Şeyh Sa’di ba Abaka Han, Risale-i Engiyanu, Risale-i Melik Şemseddin).
Gülistan: Nasihatnamedir. Dibace ve 8 babdan oluşur. 1. Babda hükümdarın hal ve hareketleri, 2. Babda dervişlerin ahlakı, 3. Babda kanaatin fazileti, 4. Babda susmanın faydası, 5. Babda aşk ve gençlik, 6. Babda ihtiyarlık, 7. Babda terbiyenin önemi ve etkisi, 8. Babda sohbet adabı ile ilgili hikâye ve fıkralar bulunur.
Bostan: Şeh-name vezni olan fe’ûlün fe’ûlün fe’ûlün fe’ûl kalıbıyla yazılmış ahlaki mesnevidir. 10 babdan oluşur. Üslubu süsten uzak kolay anlaşılırdır.


Hafız-ı Şirazi
İyi eğitim gördüğü dışında hayatı hakkında çok az bilgiye sahibiz. Fars edebiyatının en başarılıgazel şairidir. Kaside, rüba’i ve kıt’a şeklinde şiirleri de vardır. Şiiri söz sanatları bakımından zengin olduğu halde dili sade, açık ve ahenklidir. Bilinen tek eseri Divan’ıdır. Lisanü’l-Gayb da denilen Hafız Divanı uzun süre falname (=fal kitabı) olarak da kullanılmıştır.


Cami (Molla Cami)
Horasan’ın Cam şehrinde doğdu. Çok iyi eğitim görmüştür. 1492’de Herat’ta vefat etti. Klasik İran şiirinin son büyük ismidir.
Eserleri:
Manzum Eserler
Divanları: Üç divanı vardır. Gençlik şiirleri Fatihatü’ş-Şebab, orta yaş şiirleri Vasitatü’l-Ikd, yaşlılık dönemi şiirleri Hatimetü’l-Hayat adını taşır.
Heft Evreng: (=büyük ayı burcundaki yedi yıldıza verilen isimdir) Yedi mesnevisinin bir araya getirilmiş halidir.
Tuhfetü’l-Ahrar: Din, ahlak ve edebi içerikli 20 makaleden oluşan eser, Şeyh Ubeydullah Ahrar’a ithaf edilmiştir.
Sübhatü’l-Ebrar: Hüseyn-i Baykara’ya ithaf edilmiştir. 40 babdan oluşur.
Yusuf u Züleyha: Yusuf kıssasından hareketle yazılan mesnevi Hüseyn-i Baykara’ya sunulmuştur.
Leyla vü Mecnun
Hıred-name-i İskenderi: İskender’in akıl kitabı anlamına gelen mesnevide Aristo, Platon ve Sokrat gibi filozofların İskender’e öğütleri, İskender ile bu filozoflar arasındaki konuşmalar yer almaktadır. Hüseyn-i Baykara’ya ithaf edilmiştir.
Silsiletü’z-Zeheb: Ahlak, din ve felsefe konularında 3 ciltlik eser 7200 beyittir. Eserin 3. cildi Sultan II. Beyazid’e ithaf edilmiştir.
Salaman u Absal: 1130 beyitlik mesnevinin konusu Tevrat’taki Salamon ve Absalon hikâyesine dayanır. Salaman hikmet ve zekâyı; Absal ise nefis ve şehveti temsil eder.
Mensur Eserleri
Baharistan: Gülistan’ı örnek alarak yazdığı bu eseri içerik bakımından farklıdır.
Nefehatü’l-Üns min Hazarati’l-Kuds: Mutasavvıflar hakkında bilgiler içerir.
Şevahidü’n-Nübüvve: Din büyüklerin hakkındaki bu eseri Ali Şir Nevai’nin isteği üzerine yazmıştır.
Levayih: Mistik konuları ele aldığı, rüba’ilerinin de bulunduğu eseridir.
Fevaidü’z-Ziyaiyye fi Şerhi’l-Kafiye: Arap gramerine dair bu eser uzun yıllar medreselerde okutulmuştur.