PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : VIII-XIII. Yüzyıllar Türk Edebiyatı Ünite 1



Je Veux
28-11-2013, 01:13
8-9. Yüzyıllar Türk Edebiyatı: Göktürk ve Uygur Dönemi Türk Edebiyatı
Göktürkler (=Köktürkler) 552 tarihli kuruluşlarından kısa süre sonra Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldılar. Doğu, bugünkü Moğolistan’ı, Batı ise Uygur bölgesini merkez edinmişti. Doğu 630, Batı ise 659’da Çin egemenliğine girdi.
682 yılında 17 kişiyle başlayan ayaklanma, 70 kişilik bir guruba ulaşarak başarılı oldu ve Türkler yok olmaktan kurtuldu.
İsyanın lideri Kutluğ, daha sonra Elteriş (El = ülke / teriş = derme, toplama) unvanını aldı. Yeniden bir araya gelen Türk kabileleri, Asya’da geniş coğrafyada egemenlik kurdular, 744 yılına dek.
Orhon anıtlarına vesile olan Kül Tigin, Kutluğ Kağanın iki oğlundan biridir. Ağabeyi BilgeKağan’ın genç sayılabilecek yaşta ölmesine çok üzülüp onu yaşatmak adına anıt dikmeye karar vermesiyle bizler yazılı tarihimizin ilk örneklerine kavuşmuş olduk.


Türk Edebiyatının En Eski Örnekleri
“Süke talıkan
Bokukgı tutan”
…bu iki dize Çin kaynaklarında bulabildiğimiz en eski edebi parçalardır. “Sü’yü çıkartın, Bokuk’u tutun!” / Orduyu gönder, Bokuk’u yakala!” gibi bir karşılığı vardır. Bu beytin tarihi 4. Yüzyıla kadar gider.
Türklerden kalma ikinci kayıt Bugut Yazıtı’dır. Bir kısmı Eski Hintçe bir kısmı Soğdcadır. Yazıtta BuminKağan’ın ismi geçmektedir.


Göktürk Dönemi Türk Edebiyatı
Yazılı edebiyatımızın en eski örnekleri Orhon Yazıtlarıdır. Yenisey, Kırgızistan ve Moğolistan’da bulunan eski Türk harfleriyle yazılmış anıtların tamamı Eski Türk Yazıtları adıyla ifade edilir.


Kül Tigin Anıtı (684-731)
Bir yüzü Çince, diğer yüzleri Türkçe olmak üzere 4 metreye yakın yükseklikte bir tür mermer anıttır. Anıtın geniş olan doğu yüzünde 40, dar olan yüzlerinde ise 13’er satır vardır.


İnsan, yer ile gök arasında yaratılmış.
Bumin Kağan ve İştemi Kağan tahta çıkmışlar. Düşman olan dört tarafı ordularıyla dize getirip teba etmişler. Ülkeyi yönetip yasaları düzenlemiş. Bumin Kağan ve İştemi Kağan öldükten sonra onların oğulları tahta çıkmış. Yeni gelenler öncekiler gibi bilge değildiler. Onların komutanları da cahil kimselerdi. İktidar muktedir olamayınca düşman palazlanmış. Çin halkı, Türk ülkesinin tahtını paylaşan iki kardeşi birbirine düşürmüş. Çin, Türk halkını ve topraklarını egemenliği altına almış. Türkler 50 yıl boyunca Çin sancağı altında seferlere çıkmış. Ülkesi olan bir ulus idim, ülkem şimdi nerede? Bu düşüncelerle Çin hakanına düşman olmuşlar. Çinliler Türklerin soyunu kurutmaya karar verdikten sonra babam (Elteriş Kağan) on yedi savaşçıyla başkaldırmış.


Bilge Kağan Yazıtı (683-734)
Toplamı 70 satır olan yazıt Kül Tigin yazıtı ile içerik olarak örtüşür.
Bilge Kağan’ın ölümünden hüzünlü biçimde söz eder.


Tunyukuk Yazıtı
İki ayrı taştan oluşur. Her ikisinin toplamı 62 satırdır.


Yenisey Yazıtlarından Birinci Altın Köl Yazıtı
Moğolistan dışında Sibirya’nın güneyindeki bölgede 200’e yakın yazıt vardır. Altın Köl Yazıtı’nda Erdemli bir adamın elçi olarak Tibet Hanına gittiği ve geri dönmediği anlatılır.


Eski Türklerde Takvim Sistemi: 12 hayvanın adıyla anılan 60 yıllık dilimlere ayrılmış bir takvim sistemi kullanılırdı. Her yıl bir hayvanın adıyla anılırdı.


Sıçgan / kskü (sıçan)
Ud (sığır)
Bars (kaplan)
Tavışgan (tavşan)
Ulu / lu (ejderha)
Yılan
Yunt (at)
Koyn (koyun)
Beçin (maymun)
Takıgu (tavuk)
İt
Lazgın (domuz)



Eski Türk Yazıtlarına Göre Sayı Sistemi
Ondalık sayılarda 10’un üzeri bir üst rakam ile ifade edilir. 30 veya 40 sayısından sonrası artığı / fazlası şeklinde ifade edilir.


Eski Türk Yazıtlarının Edebi Değeri
Talat Tekin ve daha sonra Doğan Aksan’ın belirttiğine göre yazıtlardaki dilin özellikleri: 1) İkilemeler, 2) Koşutluk, 3) Deyimler, 4) Atasözlerinden faydalanma, 5) Edebi sanatlar…
Muharrem Ergin ise hamaset dolu nitelemeler yapmıştır bu yazıtlar için.
Yazıtlarda en fazla öne çıkan kullanım, kelimeler arasındaki koşutluktur. Bu nedenle kimi araştırmacılar yazıtları manzum eserler kategorisinde değerlendirir. Bu yaklaşıma genel olarak itibar edilmez (öyleyse niçin ders kitabını işgal etti bu yaklaşım).
İkilemeler: Anlatımı güzelleştiren ögelerden biride eş, yakın ya da karşıt anlamlı kelimelerle yapılan ikilemelerdir. Bu ikilemelerde ses tekrarları sıklıkla karşımıza çıkar (aliterasyon olayı).
Deyimler
Atasözleri
Edebi Sanatlar: Benzetmeler sıkça kullanılan edebi sanatlardan biridir. Hakanın askerleri kurt gibi, düşmanın askerleri koyun gibi. Ateş gibi kızmak.


Orhon Yazıtları Hakkında Yapılan Yayınlar
İlk yayın W. Radloff, 1894 tarihlidir.
Thomsen üç yazıtın Danca çevirilerini yayınladı. Thomsen’ın eseri esas alınarak eski Türk yazıtları, Necib Asım tarafından Osmanlıca olarak dilimize çevrildi (1924).
Orhon yazıtları ve runik harfli diğer yazıtlar H. N. Orkun tarafından 1936/1941 yılları arasında yayınlandı.
Yazıtlarla ilgili ilk gramer kitabı 1968 yılında Talat Tekin tarafından yayınlandı.
Muharrem Ergin’in Orhun Abideleri (1970) ve aynı adla çıkan Talat Tekin kitapları diğer yayınlardır.
Son yıllardaki yayınlarıyla dikkat çeken A. Taşaağıl’ın çalışmaları da önemlidir.


Uygur Dönemi Türk Edebiyatı
Kısa Tarih
745 yılında Göktürkleri yıkarak devlet kuran Uygurlar kısa zamanda bölgedeki gücünü arttırdı; 762 yılında Çin’in başkentini ele geçirdiler. 840 yılında Kırgızlar tarafından yıkıldılar.
Eski Uygur Edebiyatı
Uygurların çoğunluğu aynı bölgede yaşayan Soğdların da etkisiyle Budist olmuşlardır. Uygurlar Budizmin önemli metinlerini Uygur diline aktarmışlardır. Tripitaka (Budist külliyat) içerisinden en çok sutralar çevrilmiştir.
A.V. Gabain’e göre Budist Uygur edebiyatı: a) Anlatılar, Masallar, b) Sutralar, c) Tövbe duaları, d) Büyü metinleri, e) Felsefi metinler şeklinde sıralanabilir.


Budist Uygur Edebiyatı
Anlatılar, Masallar Eski Uygurcada avdan ya da çatik adlarıyla karşımıza çıkar. Tek başlarına kitap olarak değil daha ziyade kitapların içerisinde bölümler olarak karşımıza çıkarlar.
Sutralar sözlük anlamı “ip, sicim, kuşak, bağ, öğreti, yasa, kural, öğreti kitabı olup Uygurca genelliklesudur sözcüğüyle karşılanmaktadır. Uygurcaya çevrilen sutraların başında Suvarnaprabhana-sutra gelir. Metnin tamamı 700 sayfanın üzerindedir.
Yitikensudur Türkçe ilk astronomi metnidir.
Abhidharma Metinleri Uygurca tam bir çevirisi bulunmayan metnin sadece Sthiramati’nin yorumu mevcuttur.
Vinayalar Kural, düzen, disiplin kitabı anlamındadır.
Tövbe Metinleri
Büyü Metinleri


Maniheist Uygur Edebiyatı
Uygur Kağanlığı, Tokuz Oğuz adı verilen dokuz boydan oluşmaktadır. Uygurlar devlet olarak varlıklarını sürdürdükleri süre boyunca Çin ile yakın ilişkiler içerisinde oldular. 755 yılında Çin’de çıkan bir isyanın bastırılması için Uygur kağanı, ordusuyla birlikte büyük oğlu Bayan Çor’u bölgeye gönderir. Uygur ordusu isyanlar döneminde 762 ile 763 yılları arasında bölgede kalır. Böğü Kağan bu sırada Maniheist rahiplerle tanışır. İsyan bastırıldıktan sonra yanında Maniheist rahiplerle birlikte ülkesine döner. Uygurlar bir süre sonra Maniheizmi resmi din olarak kabul ederler.
Maniheist Uygur metinleri hakkındaki ilk çalışmalar Alman arkeolog Albert von Le Coq tarafından yapılmıştır. Yayınlanan ilk çalışma İdikut Şehrinde Bulunan Maniheist Uygur Metin Parçası’dır. Bu metin dilimize Türkçe Mani El Yazıları adıyla Fuat Köseraif tarafından yayınlanmıştır.


Hıristiyan Uygurlara Ait Metinler
Turfan vahasında yaşayan Uygurların bazıları Hıristiyanlığı benimsemiştir. Bu döneme ait Soğd kökenli Uygur yazısıyla ve Süryani harfleriyle yazılmış metinler hakkında Alman arkeologların çalışmaları mevcuttur.


Dindışı Uygur Edebiyatı
Bunların büyük bölümü Uygur hukuk metinleri başlığı altında incelenir.


Irk Bitig
A. Stein tarafından bulunan metin bir tür öğüt, nasihat kitabıdır. Irk Bitig’i ilk kez V. Thomsen yayınladı.


Eski Uygur Şiiri
Manichaica, Türkische Turfantexte adlı çalışma Uygur şiiri hakkındaki başta gelen eserdir. İlkbaşvuru kaynağı R.R. Arat’ın Eski Türk şiiri adlı eseridir. Uygur şiirindeki belirgin özellik aliterasyonlardır. Ses ve sözcük yinelemeleri Türk dillerinin genel karakteristiğidir.
Peter Zieme 1991 yılında eski Türk şiiriyle ilgili muhteşem bir eser yayınlamıştır.
Uygur şiiri ağırlıkla dini konulara yer verir.
Zieme’nin eserinin ilk bölümü; Uygur şiirinin yapısı, manzum eserlerle mensur eserler arasında yer alan manzumlar hakkındadır. Budist metinler a) mensur, b) manzum ve c) mensur-manzum karışık biçimde eserler olarak tasnif edilebilir.
Zieme’nin eserinin ikinci bölümü Budist şiirlerin içeriği hakkındadır. Uygur şiirinin son döneminde 13-14. yüzyıllarda din dışı örneklere rastlanır.
Eserin üçüncü bölümü çevirmenler, müstensihler ve şiirleri yazdırtan kimseler hakkındadır.
Dördüncü bölümde Uygur şiirindeki aliterasyon düzeni hakkında bilgi verilir.
Eserin son bölümünde şiirlerin biçim ve imla gibi nitelikleri ele alınır.