PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ayıp olmadı mı?



darkangel
10-11-2007, 14:13
Ayıp olmadı mı?




Atatürk’ün manevi huzurunda saygı ve minnetle eğilirken içten içe bir mahcubiyet duygusu hissediyor musunuz?
Birinci Dünya Savaşı yılları İngiltere Başbakanı Llyod George’un “İnsanlık tarihi birkaç yüzyılda bir ancak dâhi yetiştiriyor. Şu talihsizliğe bakın ki o dâhi bugün Türkiye’de doğmuştur” diye tarif ettiği büyük adam ülkesine yabancılaştırılıyor.
Ki o ülke onun devrimleri, eserleri ve çağının en şaşırtıcı başarıları ile onurlanmış, kanatlanmıştır.
Nereden nereye?..
Saygın bir tarihçi olan Prof. Herbert Melzig “Istırap çeken dünyada barış ve esenliği yeniden kurmak ve insanlığın gelişmesini sağlamak isteyenler Atatürk’ün iman verici ve yön gösterici önderliğinden örnek ve kuvvet alsınlar” diyor.
Atatürk’ün en büyük eseri, ülkenin insanlarını kadercilikten yaratıcılığa ümmetten millete yükselten Cumhuriyet’i kurmasıdır.
Laiklik, Atatürk’ün demokrasiye sağlam bir zemin yaratmak için oluşturduğu Cumhuriyet’in temelidir.
Atatürk laiklikle din ve inanç özgürlüğünü güvence altına alırken, insanların vicdanlarını da din bezirgânlarının tasallutundan kurtarıyordu.
Ama kadere bakın ki 69’uncu ölüm yıldönümünde laikliği Cumhuriyet’ten koparmaya ve Türkiye’ye “Ilımlı İslâm Demokrasisi” örtüsü giydirmeye çalışanları durdurmaya çalışıyoruz.
Atatürk bilincinin gücü, ahlâkından, çağdaşlığından, vatan ve millet sevgisinden geliyor. Köy enstitülerinin kapatılması adeta ölüm virajı olmuş, sonraki eğitim politikaları gençliği sistemli olarak Atatürk’ten uzaklaştırmıştır. Önemli bir aydın kesimi bugün Atatürk’le barışık olmayan siyasi iktidarın peşinden sürüklenebiliyor. Atatürk’e dil uzatmak marifet sayılabiliyor.
Tam gününü seçtiler!
Bu nankörlükler etkili olabilir mi? ABD Başkanı Roosevelt’in 1928’de yaptığı bir konuşma soruya cevaptır:
“Sovyet Rusya Hariciye Nazırı Litvinof ile görüşürken fikrince bütün Avrupa’nın en ziyade dikkate değer devlet adamının kim olduğunu sordum. Bana Avrupa’nın en kıymetli devlet adamının Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal olduğunu söyledi.”
Milletinin saygı ve minnetini Atatürk’ten fazla hak etmiş bir kurtarıcı ve kurucu devlet adamı yoktur.
Ve bu milletin oyları ile seçilen siyasi iktidar, Atatürk’ün ifade ettiği ne varsa tümünün aksini temsil eden bir krala, hırsızların elini kesen, zina yapanı recmeden, kadınları örtünmeye mecbur eden bir şeriat rejiminin başına Türk Devleti’nin şeref madalyasını verdi.
Böyle şerefler, takdir edilen, örnek alınan kişilere verilir.
AKP iktidarı bu madalyayı, Atatürk’ün ışıklı yolundan hiç ayrılmayan eski Cumhurbaşkanı Sezer’e de verebilirdi ama Kral Abdullah’a verdi.
Ve bu olay utanmadan tam Atatürk’ün ölüm yıldönümüne denk getirildi. Ne yazık!

Aykut Balaban
10-11-2007, 14:14
Bugun siyaset konuşmayalım ve Ata'yı saygı ile analım..

gülyabanii
10-11-2007, 20:03
bu koşullarda asıl bugün siyaset konuşulmalı bence...
ayıp oldu ama istedikleri kadar şeref madalyası versinler,şeref madalyayla olsaydı...

Aykut Balaban
10-11-2007, 22:17
bu koşullarda asıl bugün siyaset konuşulmalı bence...
ayıp oldu ama istedikleri kadar şeref madalyası versinler,şeref madalyayla olsaydı...
Bazı zamanlar vardır siyaset konuşulmaz.Acı günüdür çünkü,o acıyı yasamak ıstersın.
Zaten 364 gün 6 saat konusuyoruz..
Konusuyoruz da ne oluyor demek gecıyor ıcımden dogrusu..
Zaten en buyuk yanlısta burada..Sadece konusuyoruz..
Eyleme dökmeye gelince cogumuz bir adim geriye atıyor.
Bu olayın konusulucak bır tarafıda yok.Şeref madalyasının verılme nedenı yaptıgı veya yapıcagı yatırımlar dır.Kısaca yag çekmek amacı ıle verılmıs bır madalyadır.
Bu ulkede madalya verilicek cok ınsan vardır.Bu ulkeye hizmet eden cok önemlı ınsanlar vardır kı zaten onlarında umrunda degıldır madalyalar..Onlar bilinçli insanların zıhnınde ve kalbınde bulunmaktadır.En buyuk şeref budur onlar için