PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İlker Başbuğ Tutuklandı



ahbuben
06-01-2012, 12:16
Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk edilen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ tutuklandı.
Adliyeden çıkarılan Başbuğ, "Türkiye Cumhuriyetinin 26. Genel Kurmay Başkanı Terör Örgütü kurmak ve yönetmek suçundan tutuklanmıştır. Takdir yüce Türk halkınındır" dedi.
İnternet andıcı soruşturmasında tutuklanan İlker Başbuğ’a, savcılık sorgusunda savcı Cihan Kansız’ın ‘kağıt parçası’ ve ‘boru’ açıklamalarını sorduğu öğrenildi. Başbuğ’un bu soruya, “Ben Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkanıydım. Bu açıklamalarım iyi niyetli açıklamalardır. Başka bir niyet yoktur. Komutan olarak TSK moral vermek niyetinde yapılmış açıklamadır" Diye yanıt verdiği öğrenildi.
Başbuğ’un sitelerle ilgili olarak ise mahkeme sorgusunda, “Bu siteleri ben kapattırdım. Aslanda bana teşekkür edilmesi gerekir ki ben bu siteleri kapattıran kişiyim. Bu andıç bana arz edilmedi, arz edilmiş olsa muhakkak üzerinde imzam ya da parafım olurdu" Diye konuştuğu belirtildi.
MAHKEME SORGUSU 1.5 SAAT SÜRDÜ

Başbuğ, savcılık sorgusunun ardından İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi nöbetçi hakimi karşısına çıktı. Başbuğ’un mahkemedeki sorgusu 23.00’te başladı. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Vedat Dalda, Başbuğ’un duruşma salonunda ifadesini aldı.Yaklaşık 1.5 saat ifade veren eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ “Örgüt yöneticisi olmak ve darbeye teşebbüsö suçlamasıyla tutuklandı.

BAŞBUĞ: “TAKTİR TÜRK MİLLETİNİNDİR"

Başbuğ emniyete ait sivil bir araç ile cezaevine götürüldü. Başbuğ’un çıkışında geniş güvenlik önlemleri alındı. Başbuğ’u götüren araca emniyete ait iki araç eskortluk yaptı. Adliyeden çıkarılan Başbuğ, gazetecilerin soruları üzerine şunları söyledi; “T.C’nin 26. Genelkurmay Başkanı ‘terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlamasıyla tutuklanmıştır. Takdir yüce Türk milletinindir"

“TRAJİKOMİK BİR DURUM"

Mahkemedeki ifadesinde suçlamaları reddettiği öğrenilen İlker Başbuğ’un, “Bu suçla itham edilen ki TC. devletinin 26. Genelkurmay Başkanıdır. Bunu tarihe not olarak düşmekte yarar görüyorum. Ben Genelkurmay Başkanı olarak TSK’nın komutanıyım ki bu TSK dünyanın en güçlü ordularından biridir. Böyle bir orduya komutanlık eden bir kişinin silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek ile suçlanması gerçekten trajikomik diyebiliriz" dediği öğrenildi.

“ÇOK ÜZÜCÜ, ANLAŞILMASI ZOR"

Genelkurmay Başkanı olarak atamasının şu anki siyasi iktidar tarafından yapıldığına dikkat çeken Başbuğ’un, “Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Milli Güvenlik Kurulu üyesi olarak bu hükümetin bakanları ile birlikte çalıştık. Bu dönemler içerisinde benim silahlı terör örgütü kurma ve yönetmem tespit edilememiştir ki bu üzerinde durulması gereken bir noktadır. Ben 30 Ağustos 2010 yılında emekli olduktan 1,5 yıl sonra böyle bir suçlama ile karşı karşıya kaldım. Çok üzücü anlaşılması zor. Benim faaliyetlerimi aktif görevim esnasında yaptığım iddia ediliyor ki, bu faaliyetlerim o zaman da devletin yetkili makamlarınca anlaşılmamışsa bunu da anlamak mümkün değildir.

“ONURUYLA GÖREV VERMİŞ BİRİSİ İÇİN ÇOK AĞIR BİR İDDİA"

Netice olarak böyle bir iddiayı duymak, silahlı kuvvetlere, ülkeye, devlete şerefiyle onuruyla görev vermiş birisi için çok ağır bir iddia. Bu iddianın bu şekilde dile getirilmesi bile benim için en ağır cezadır. Bundan sonra ne ceza verilirse beni daha fazla üzmez. Benim görevim esnasında böyle bir şey varsa gereken yapılmalıydı. Bu kanaate nasıl ulaşılmıştır, basın açıklamalarımdan , internet andıcı konusu başlığı altında internet sitelerinde çıkan yazılar, bir iki haber ile Genelkurmay itham edilmektedir" diye konuştuğu belirtildi.



“SİTELERİ BEN KAPATTIRDIM.ANDIC BANA ARZ EDİLMEDİ"

Mahkemede ifade veren İlker Başbuğ, İnternet Andıcı davasına konu olan sitelerle ilgili haberlerin ardından araştırma yaptırdığını söylediği öğrenildi. Başbuğ’un sitelerle ilgili, “İlk inceleme sonucunda, şekil ve teknik açısından bu sitelerin kanuna uygun olmadığı bilgisi bana verildiğinde bu siteleri kapattırdım. Aslanda bana teşekkür edilmesi gerekir ki ben bu siteleri kapattıran kişiyim. Bu andıç bana arz edilmedi, arz edilmiş olsa muhakkak üzerinde imzam ya da parafım olurdu. Bir kişi çıkıp bu andıcın üzerinde komutanın imzası ya da parafını gördüm diyen bir kişi dahi yoktur. Bu durumda devletin aslında bana teşekkür etmesi gerekirken bugün bu konu ile suçlanmam tarihin acı bir cilvesidir. “diye ifade verdiği belirtildi.

“ARZ EDİLSE İMZA OLUR"

İlker Başbuğ, sorulan bir soru üzerine “2. Başkan tarafından sayın komutana arz diye sunulan bir belge normal şartlarda bana arz edilmesi gerekir. Ancak kesinlikle arz edilmedi. Arz edilmiş olsa bir imza, bir paraf mutlaka konulurdu. Bu andıç, 2. başkan tarafından 1 Nisan 2009 tarihinde paraflanmıştır. İddialara göre bu andıcın bana 14 Nisan 2009 tarihinde arz edildiği iddia ediliyor. Ancak bu andıcın 2 Nisan 2009 tarihinde karargah içinde işleme girdiğini de görüyoruz" dediği belirtildi.

AVUKAT: “YÜCE DİVANDA YARGILANSIN"

Mahkemede söz alan avukat İlkay Sezer ise müvekkiline yönelik suçlamaları reddetti. Özel yetkili mahkemenin dosyaya bakamayacağını belirten avukat Sezer, “Anayasa’da 148. madde değişikliği ile yargılamanın Yüce Divan’da yapılması ve dosyanın bu hali ile derhal oraya gönderilmesi gerektiği kanaatindeyiz.ödiye konuştu.

SAVCI ‘KAĞIT PARÇASI’ VE ‘BORU’ AÇIKLAMALARINI SORDU

Öte yandan savcılık sorgusunda İlker Başbuğ’a ‘kağıt parçası’ ve ‘boru’ açıklamalarının sorulduğu öğrenildi. Başbuğ’a savcı Kansız’ın , ‘Düzenlediğiniz basın toplantısında soruşturmaya ve davaya konu olan olaylarla ilgili, ‘kağıt parçası’ ve ‘boru’ kelimelerini içeren bazı açıklamalar yaptınız. Bu açıklamalardaki amacınız nedir? şeklinde soru yönelttiği belirtildi. Başbuğ’un bu soruya karşılık, “Ben Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkanıydım. Bu açıklamalarım iyi niyetli açıklamalardır. Başka bir niyet yoktur. Komutan olarak TSK moral vermek niyetinde yapılmış açıklamadır" Dediği ifade edildi.

''pelin''
06-01-2012, 13:21
Dışarda kim kaldı?!

portekiz
06-01-2012, 13:34
“onuruyla görev vermiş birisi için çok ağır bir iddia"

portekiz
06-01-2012, 13:40
“onuruyla görev vermiş birisi için çok ağır bir iddia"
burası araçtırılacak büyük ihtimalle,ama yinede o mevkide biri için ağır bir suçlama..haklıysa suçsuz yere canındanda olsa gam yemez bi insan..kahraman olur,efsaneye döner...
deniz abi gibi..adnan menderes gibi

_cemredeniz
06-01-2012, 14:43
Sebep :ögüt üyeliği(!) ve darbe girişimi(!) şunu unutmayalım ki ordu isteseydi darbe yapardı sağa sola ilanda bulunup kendini yakalatacak kadar aklısız değil ki 500 e yakın askerimiz içerde eğer bu insanlar darbe isteseydi sabah uyandığımızda o darbeyi görürdük bunu hepimiz biliyoruz çünkü ortada böyle bir amaç varsa hiç bir ordu görevlisi kalkıp ta bunu ilan etmez sağasola belge vs bırakmaz! Bu ülkede kaçakçılık yapan,teröriste yardım eden,teröristlik yapan,ülkeyi bölmeye çalışan,bağımsızlık isteyen,meclise hakaretler edenler kahraman ilan edilir,dünyanın gıpta ile baktığı ordu yıpratılır, komutanı tutuklanır ve şakşakçılar bunu demokrasi diye alkışlar.Suçu belli olmadan tutklananlar,yıllardır hapiste yatanlara demokrasi ne zaman uğrayacak?Koskoca bir orduda genelkurmay başkanlığı yapmış birisi hikaye yüzünden tutuklanabiliyor ama ülkeye yapmadığı ve demediği kalmayanlar üste birde maaş alıyorlar.Fazla söze gerek yok ki akıllı olan zaten görür ama Ordu karalama politikası içinde olanlar zevkle izlerler ,Ordunun basındaki insan hikayelerle bu duruma düsürülebiliniyor acaba meclistekilerin dokunulmazlıkları ne olacak? ertelenen davaları ? kendilerine yandaş kurdukları mehkemeler?

dadalx
06-01-2012, 14:49
Darbe dersi verenler,
61 ile 82 ye baksınlar
''istemekle'' olmuyor bazı şeyler (:
Dış yardım gerekli,şartların oluşması gerekli
hadi olmadı 97 post modern darbeye bakacaksın
şartlar nasıl oluşmuş
yazmış olmak için,belirli şartlanmış, belki de sanal olan bir duyguyu
boyle dışa vurumla, yazıya dökerek, araştırılmadan, çok komik duruyor
belirteyim (:

_cemredeniz
06-01-2012, 15:19
minareyi çalan kılıfını elbet hazırlardı Ordu nun başındaki adam böyle hikayelerle içeri alınabiliyorsa bu demokrasi ise dilerim en kısa zamanda bu demokrasi kendilerini de boğar önce meclise getirdiğiniz adamlara bakın ! asker katillerini meclise sokup terörist başıyla pazarlık yapacaksın sen benim ordumun başındaki adamı içeri alacaksın madem ki demokrasi bu(!) şu yarıda kalan davaları da bir bitirsinler herkesin gelmişi geçmişi ortada neden hedef TSK? Orduyla bu kadar azimli uğrasan hükümet bu azmi terör için kullansaydı baya bir yol katetmiş olurduk

_cemredeniz
06-01-2012, 15:32
İlker Başbuğ, "4" internet sitesi kurarak darbeye teşebbüsten tutuklanıyor. Hizbullah örgütü militanları serbest bırakılıyor.

- Başbuğ terör örgütü kurdu deniyor.Askerler ozaman terörist mi? Öcalan sayınsa! Gerçekten kim bu terörist? Nasıl bir oyundur!

bu yorumlar twitter den alıntıdır paylasmak istedim yazanın emeğine sağlık

_cemredeniz
07-01-2012, 22:00
Bunların Genelkurmay Başkanı’nın harbi teröriste “terörist demeyelim” dediği ülkede... Terörle mücadele eden Genelkurmay Başkanı’nın “terör örgütü elebaşı” diye tutuklanması normaldir.

*
İlker Başbuğ, terörist.
Öbürleri, terörişko.
*
Terörist babasının, TBMM’de “gerilla şehit kabul edilsin, ailesine tazminat ödensin” dediği dakikalarda... Hapisteki milletvekili, efsane komutan Engin Alan’ın eşi hakkında mahkemeye hakaretten suç duyurusunda bulunulması kadar normaldir.
*
Hizbullah bırakılırken, profesörlerin, gazetecilerin içeri tıkılması... Kurdukları iddia edilen silahlı terör örgütünün henüz kimseyi yaraladığı bile görülmemişken, Kuddusi Okkır’ın, Türkan Saylan’ın, İlhan Selçuk’un, Uçkun Geray’ın, Erhan Göksel’in, Kaşif Kozinoğlu’nun vefat etmesi, Yarbay Ali Tatar’ın, Albay Berk Erden’in, terörist kurşunuyla tekerlekli sandalyeye mahkûm olan, devlet övünç madalyalı Albay Abdülkerim Kırca’nın kendi canına kıyması, kalanların çoğunun kahırdan kanser olması, anormal midir?
*
Döneceğiz bu mevzuya...
Ama önce “Başkomutan” tarafından Atatürk Tarih Kurumu’na atanan ve “Atatürkçülüğü hakaret sayarım” diyen arkadaşın istifasını yazalım.
*
Geldikleri gibi giderler.
*
Ne geldi diye küçülür.
Ne de gitti diye yücelir.
Sahibi halk’tır...
Kuruma ihtiyaç yoktur.
Kurumunu da al git.
*
Kurum’sa mesele...
YÖK’ü al, ÖSYM’yi al, rektörleri, dekanları al, yardımcı doçentlere kadar in, komple yerleş... Yumurta şemsiyesi açmadan girebiliyor musun üniversitelere?
*
Giremezsin...
Çünkü, tepeden indi dediğin Mustafa Kemal, yüreğinden girdi bu millete.
*
Bakın... Mustafa Kemal, Bandırma vapuruna binerken, memleketin nüfusu 10 milyon civarındaydı. O gün, ideallerine inanan insan sayısı, eminim 10 bin kişiyi geçmezdi. Alt tarafı binde 1’di yani... Bugün ise, minimum nüfusun yarısıdır, fazlasıdır. Devrim başarılmıştır.
*
Girizgâhta normal’leri saydık ya... Nutuk’u okumak yerine, palavradan miting nutuklarını dinleyenlerin olması da normaldir. Bazılarını her zaman kandırabilirsin, herkesi her zaman kandıramazsın. Demokratik olarak,
eğrisi doğrusuna denk gelecektir.
*
Atatürk ilkeleri arasında saymazlar ama, en önemli ilkesi, moral’dir...
Bozma moralini. Yılmaz Özdil

angelnur
07-01-2012, 22:06
Gün geçtikçe denge bozuluyor... Bunlarıdamı görecektik diye düşünüyorken daha daha fazlası ekleniyor.Bu durumlar içten yaralıyor. :(
Ya sonra .... diye düşünmek bile istemiyorum artık.

Max_Payne
07-01-2012, 22:11
karşımızda asker düşmanı bir hükümet var uydurma bir şeyle bile içeri atıyorlar kendileri yazıyor kendileri çiziyorlar bunlar tam bir senarist elbet birgün gelecek yaptıklarının cezasını çekecekler

Nemesis
07-01-2012, 23:48
Bütün vatan hainleri serbest,mecliste besledikleri dahil, ama komutanlar paşalar icerde. Muz cumhuriyetinde bile yok böyle şeyler.

_cemredeniz
07-01-2012, 23:53
hala da bu durumu destekleyenler var ne kadar çok düsmanı varmış TSK nın asıl acı olan bu fazla konusmaya gerek yok çok güzel yazmıs Yılmaz Özdil

Nemesis
07-01-2012, 23:54
hala da bu durumu destekleyenler var ne kadar çok düsmanı varmış TSK nın asıl acı olan bu fazla konusmaya gerek yok çok güzel yazmıs Yılmaz Özdil

+1 ;)

vioLette
08-01-2012, 00:31
Biri savunduğu görüş alanı içinde olduğu için bu durumu haksız görür kimi akp yanlısı olduğu için bu durumu doğru sayar.Ve birde bir şey dikkatimi çekti, bütün konulara hep aynı zıtlıkla yaklaşan bi arkadaş var.Yorumları artık ayrıntılı okumayacağım artık kim ne yazıyor aşağı yukarı biliyorum.

Benim savunduğum siyasi görüş değil AKP hatta siyasi görüşüme, hayat görüşüme tam anlamıyla ters ve asla doğru bulmadığım bir partı ve yönetim.Başındakileri de cinim kadar sevmem.Ama İlker Başbuğ u da sevmem.Neden mi.İlk zamanlar ne kadar sevinmiştim önceden söylediği demeçleri bu sefer uygulayacak diye ama çok zaman geçmeden MAŞA görevini üstlendi ve mevkisi almaya yetkili olan Başbakana karşı gelemedi!
AKP politikasında kullanıp işi bitince yapılan suçları üzerlerine atıp kenara çekilmek zaten vardı bunu 10 yıldır görüyoruz.Bunda da aynı şey oldu ve ben şaşırmadım.Çünkü maşa olmayı kabul eden ilerde hapse girmeyi göze almalı!!!!

Herkes yalaka olmuş herkes....Hükümetin TSK sı hükümetin medyası hükümetin iş adamı hükümetin ülkesi oldu artık bu ülke...dersler ya sıtkım sıyrıldı artık midem kaldırmıyor olanları ve hala bu kişileri savunanları da anlamış değilim.
TBMM çatısı altında adam gibi adam kalmadı.(Muharem İnce harici)

bu sitemli yazılarımdan da sakın ola bunu onayladığımı düşünmeyin.hükümetin bu tavrı diğer ülkelerin ve halkımızn gözünde gerçekten kendi devletimizi küçük düşürmüştür.

VE İÇİMDE KALMASIN BİR ŞEYİ DE ANLAMIŞ DEĞİLİM.İDDEANAMEYE DAYANARAK TERÖRE ÖRGÜTÜNDEN TUTUKLUYORSUN ESKİ TSK G.K.KOMUTANINI MADEM BU KADAR HASSASSIN TERÖRE KUCAK AÇTIĞIN TBMM ÇATISI ALTINDAKİ AÇIK VE NET ANLAŞMA YAPAN SÖZCÜSÜ OLAN TERÖR MAŞALARINI DA ALSANA İÇERİ RTE!!!

_cemredeniz
08-01-2012, 01:36
Biri savunduğu görüş alanı içinde olduğu için bu durumu haksız görür kimi akp yanlısı olduğu için bu durumu doğru sayar.Ve birde bir şey dikkatimi çekti, bütün konulara hep aynı zıtlıkla yaklaşan bi arkadaş var.Yorumları artık ayrıntılı okumayacağım artık kim ne yazıyor aşağı yukarı biliyorum.

Benim savunduğum siyasi görüş değil AKP hatta siyasi görüşüme, hayat görüşüme tam anlamıyla ters ve asla doğru bulmadığım bir partı ve yönetim.Başındakileri de cinim kadar sevmem.Ama İlker Başbuğ u da sevmem.Neden mi.İlk zamanlar ne kadar sevinmiştim önceden söylediği demeçleri bu sefer uygulayacak diye ama çok zaman geçmeden MAŞA görevini üstlendi ve mevkisi almaya yetkili olan Başbakana karşı gelemedi!
AKP politikasında kullanıp işi bitince yapılan suçları üzerlerine atıp kenara çekilmek zaten vardı bunu 10 yıldır görüyoruz.Bunda da aynı şey oldu ve ben şaşırmadım.Çünkü maşa olmayı kabul eden ilerde hapse girmeyi göze almalı!!!!

Herkes yalaka olmuş herkes....Hükümetin TSK sı hükümetin medyası hükümetin iş adamı hükümetin ülkesi oldu artık bu ülke...dersler ya sıtkım sıyrıldı artık midem kaldırmıyor olanları ve hala bu kişileri savunanları da anlamış değilim.
TBMM çatısı altında adam gibi adam kalmadı.(Muharem İnce harici)

bu sitemli yazılarımdan da sakın ola bunu onayladığımı düşünmeyin.hükümetin bu tavrı diğer ülkelerin ve halkımızn gözünde gerçekten kendi devletimizi küçük düşürmüştür.

VE İÇİMDE KALMASIN BİR ŞEYİ DE ANLAMIŞ DEĞİLİM.İDDEANAMEYE DAYANARAK TERÖRE ÖRGÜTÜNDEN TUTUKLUYORSUN ESKİ TSK G.K.KOMUTANINI MADEM BU KADAR HASSASSIN TERÖRE KUCAK AÇTIĞIN TBMM ÇATISI ALTINDAKİ AÇIK VE NET ANLAŞMA YAPAN SÖZCÜSÜ OLAN TERÖR MAŞALARINI DA ALSANA İÇERİ RTE!!!

kelimesi kelimesine katılıyorum

Nemesis
08-01-2012, 01:56
Helal vio ;)

_Cemil_
10-01-2012, 00:28
Genel Kurmay Başkanlığı Yapmış Bir İsim Terör Örgütü Kurmak Suçlamasıyla İçeri Alınıyor, askerliğini yapan Herkesde Terörist Oluyor Bu Halde yada şöyle diyelim ilker başbugun genel kurmay baskanı oldugu dönemde askerlik yapanlar yani ilker basbugun emrindeki binlerce er, astsubay ve subaylarda terörist oluyor ne günlere kaldık...

_cemredeniz
10-01-2012, 16:37
MHP lideri Bahçeli partisini grup toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Haziran 2007 yılından bu yana Türkiye’nin Ergenekon, Sarıkız, İnternet Andıcı gibi isimlerle anılan darbe iddialarıyla meşgul olduğunu ancak bir sonuca gidemediğini söyledi. AKP zihniyetinin kendisi için tehlike gördüğü kim varsa statükocu ve vesayetçi olarak yaftaladığını ileri süren Bahçeli, "Asıl anlamından saptırılmış demokrasi ve özgürlük mefhumları, millet ve devlet varlığına kast etmek için sıra zaman gözleyen mihraklara aradıkları uygun ortamı sağlamış ve dünün mağdurları bugünün zalimleri haline dönüştürülmüştür" dedi.


İleri demokrasi kılıfıyla eziyet, baskı, zulüm, hukuksuzluk ve iftiranın meşrulaştırıldığını savunan Bahçeli, dört yıldır sonuçlanmayan yargı süreçleri, TSK’yı hedefine alan taciz ve kuşatmaların bugün itibariyle kritik yeni bir aşamaya geldiğini söyledi. MHP’nin demokrasi dışı arayışların karşısında olduğunu, millet iradesinin silahların gölgesine sokulmasına asla tahammül edemeyeceklerini kaydeden Bahçeli, darbe iddialarından her dönem AKP’nin istifade ettiğini ve yarar sağladığını ileri sürdü. 28 Şubat ve 27 Nisan süreçlerinden AKP’nin güçlenerek çıktığını savunan Bahçeli, "AKP bu gelişmeleri siyasi çıkar ve menfaat kaynağı haline dönüştürmüş, darbe iddialarının asla neticelenmesini istememiştir" dedi.

-"TOPTAN DARBECİ İDDİASI DENSİZLİK"-

AKP’nin müdahalelerden faydalanırken ülkücülerin can verdiğini, kan verdiğini, bedel ödediğini anlatan Bahçeli, darbecilerle ilgili bütün işlemlerin yapılarak TSK’dan ayıklanması gerektiğini söyledi. Bireysel anlamdaki suç ve suça hazırlık aşamalarını topyekuncu bir bakışla ele alınması gerektiğini Türk ordusunu tümüyle darbeci göstermenin insafsızlık ve densizlik olacağını belirten Bahçeli, darbe soruşturmalarının sonuçlandırılmamasını eleştirdi. AKP’nin özel yetkili mahkemeleri sindirme ve tedip etme aracı olarak kullanıp hedef olarak tayin ettiklerini Silivri’ye gönderdiğini savunan Bahçeli, "Tecrübelerimiz, tehdidin yalnızca demokratik alan dışından değil, yanlış siyaset, taraflı adalet ve yaralı demokrasi tercihinin de en az darbeci zihniyetler kadar tahribat vereceğini göstermektedir" dedi.

-"BİR MALTA SÜRGÜNÜ EKSİK"-

Bir an önce hukuki sürecin tamamlanarak iddiaların sonuca ulaştırılmasını isteyen Bahçeli, "74 milyon vatandaşımızın huzuru, Türk ordusunun akıbeti birkaç savcıya ve hakimin kararına terk edilemeyecek kadar önemli ve vazgeçilmezdir" dedi. Hukuka saygılı olduklarını, ancak bunun "tarafsız ve herkese eşit uzaklıkta bir hukuka" yönelik olduğunu belirten Bahçeli, AKP borazanını çalan, siyasetin dar mahzenlerinde terazisinin kefelerini yitiren hukuk anlayışıyla Türkiye’nin gerçek anlamda sorunlarının üstesinden gelebilmesi mümkün değildir" dedi. 12 Eylül referandumunda verilen her "evet" oyunun bugünkü sıkıntılarda payı olduğunu ileri süren Bahçeli, referandumda yargının siyasallaşmasının önünün açıldığını savundu. Bahçeli şunları söyledi:

"Bugün geldiğimiz aşamada, Silivri’nin mütareke yıllarındaki Bekir Ağa Bölüğünden, hukuku iğfal eden yüzsüzlerin de Binbaşı Bekir’den hiçbir farkı kalmamıştır. Bundan sonra tek eksik vardır, o da yeni bir Malta sürgünü için kolların sıvanmasıdır. Nasıl olsa AKP zihniyeti, tıpkı aynı anlayıştan türediği bedbahtlar gibi yabancı emellere teslim olmuştur. Ve istediği yerde, istediği gibi sürgün şartlarını oluşturabilecektir."

-"BAŞBUĞ TERÖRİST İSE ÖCALAN NE?"-

Milli Güvenlik Kurulu’nda yer almış, TSK’nın en üst mevkisine tırmanmış, kahraman Türk askerine komuta etmiş Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un "terör örgütü kurmak ve yönetmek" suçlamasıyla tutuklanmasını eleştiren Bahçeli, "Bu küstah iddia aklın ve mantığın iflas ettiğinin göstergesidir. Sapla samanın karıştığının, doğruyla yanlışın yer değiştirdiğinin açık delilidir" dedi. Bahçeli, "biraz utanmaları varsa" diyerek şu sorulara yanıt verilmesini istedi:

"Şayet Genelkurmay Başkanı terör örgütü kurup yönettiyse bu örgüt ve militan kadrosu nerededir? Yoksa gizli gündemlerde, kanlı terör örgütü PKK’yla kahraman Mehmetçiğin yer değiştirilmesi mi vardır? Bu terör örgütünün yatağı, yuvası ve konuşlandığı yer neresidir? Mehmetçik terörist olmuştur da bizim ve aziz milletimizin mi haberi yoktur? Eğer Genel Kurmay eski Başkanı İlker Başbuğ terörist ise İmralı’da yatan cani kimdir ve hangi suçtan dolayı oradadır? Kandil fitnesinin faillerine bundan sonra nasıl hitap edilmeli ve ne denmelidir? Geçtiğimiz 30 Ağustos kutlamalarında, Başkomutan sıfatıyla tebrikat kabul eden Cumhurbaşkanı Sayın Gül, acaba önünden geçen ve ellerini sıktığı teröristleri fark edememiş midir? Bu durum karşısında bebek katilinin Silivri’ye nakli ya da İlker Başbuğ’un İmralı’ya götürülmesi düşünülmekte midir?"

-"CUMHURBAŞKANI DA TERÖRİST FALİYETLERE GÖZ YUMDU"-

TSK’nın terörist imal ve üretim merkezi gibi gösterilmesi için muazzam bir ısrar ve gayret söz konusu olduğunu savunan Bahçeli, Başbuğ ile ilgili suçlamanın başka şekilde izah edilemeyeceğini söyledi. Bahçeli, "Bu durum göstermektedir ki, hem Başbakan, hem de sözü edilen şahsiyetin Genelkurmay Başkanlığına atanması için onay veren Cumhurbaşkanı terörist faaliyetleri bilinen bir komutana göz yummuş ve bir suç varsa iştirak etmişler veya azmettirmişlerdir" dedi. Peygamber Ocağı’nın şerefli mensuplarını, terörist olarak göstermeye çalışmanın ancak harama el uzatan, boğazından geçiren ve şirretin hesabına çalışan kifayetsizlerin işi olacağını savunan Bahçeli, Türk milletinin bunu asla affetmeyeceğini söyledi.

-"BAŞBUĞ’UN YARGILANACAĞI YER YÜCE DİVAN"-

Bahçeli, Başbuğ’un nerede yargılanacağıyla ilgili tartışmaları da değerlendirdi. Son anayasa değişikliğini hatırlatan Bahçeli, "Genelkurmay Başkanlığı yapan bir kişinin eğer hükümeti devirmek maksadıyla darbe niyeti taşıdığı ve planı yaptığı iddia ediliyorsa, bunun görev dışı yorumlanması hukuken tutarlı ve inandırıcı olmayacaktır. Genelkurmay Başkanlığı yapan bir kişinin, Anayasa’nın amir hükmünü ihlal edercesine Yüce Divan dışında yargılamaya tabi tutulması üzeri örtülemeyecek bir yanlış ve kastı aşan bir hatadır" dedi.

-"ERBAKAN’I MAHKUM EDENLER GÜL’E NEDEN DOKUNAMADI?"-

Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün "Hukuk düzeni içinde bir yargılama sürecine şahit oluyoruz. Herkesin hukuk sistemi içinde sorumluluğu vardır. Dolayısıyla herkes hukuk karşısında eşittir" sözlerini hatırlatan Bahçeli, AKP iktidarında eşitlik prensibinin tek taraflı işletildiğini belirterek, "Sayın Gül, herkesin hukuk önünde eşit olduğunu düşünüyor idiyse, sorarım sizlere, rahmetle andığımız muhterem Erbakan Hoca’yı mahkûm eden hukuk kaideleri aynı iddialarla suçlanan Sayın Gül’e neden dokunamamıştır? Dönemin Refah Partisi’nin birçok yöneticisinin mahkûm olup cezaevine girdiği bir yargı süreci neden kendisini teğet geçmiştir? Bunu yalnızca dokunulmazlıkla izah etmek bizim açımızdan doğru, meşru ve erdemli bir tavır olmayacaktır" eleştirisi getirdi.

-"HİZBULLAH SANIKLARI BIRAKIRLIRKEN?"-

Hizbullah sanıklarının serbest kalmasını, Deniz Feneri zanlılarının tahliye edilmesini hatırlatan Bahçeli, "Kaçma, saklanma ve delilleri yok etme ihtimalleri göz önüne alınmadan böylesi kritik ve önemli bir makamda bulunmuş kişinin istisna olması gereken tutuklanma işlemine tabi tutulması asla kabul edemeyeceğimiz bir durumdur" dedi.

Bu sürecin normalleşme, hesap sorulma, sivilleşme ve demokratikleşme olarak nitelendirilmesine de tepki gösteren Bahçeli, "Biz bu ar damarı çatlamış kalem ve niyet sahiplerinin kimlere, hangi çevrelere hizmet ettiğini biz gayet iyi biliyoruz. Hayatlarında bir kez olsun şehitlerimizi ağızlarına almayan, Fatihalarla anmayan, milli konularda bir tek hayırlı düşünceye sahip olmayan küfrün, ihanetin ve fitnenin piyonları; sıra milletimizi bölecek ve vatanımızı parçalayacak fikirlere geldiğinde ziyadesiyle iştahları kabarmaktadır. Ama biz karanlık yüzlere fırsat vermeyeceğiz ve bedeli ne olursa olsun bu şaibeli sicillerin maskelerini düşüreceğiz" dedi.(

_Cemil_
12-01-2012, 17:00
Cumhurbaşkanı Gül'den Başbuğ yorumu

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, basın mensuplarının İlker Başbuğ'un tutuklanması hakkındaki sorularını yanıtladı

http://im.haberturk.com/2012/01/12/705326_detay.jpg?1326368329

HABERTURK.COM
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül (http://www.haberturk.com/etiket/cumhurbaşkanı_abdullah_gül), Kırgızistan Cumhurbaşkanı Atambayev'le beraber düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtladı.
İlker Başbuğ (http://www.haberturk.com/etiket/ilker_başbuğ)'un tutuklanması konusundaki sorulara Abdullah Gül, şu yanıtı verdi: "Tutuklu yargılamalar hakkındaki görüşüm bellidir. Tutukluk konusundaki görüşlerimi daha önce de Meclis'te ifade etmiştim. Başbakan'ın bu konudaki açıklamalarını da destekliyorum.
Yargılamanın nerede yapılacağı konusunda anayasadaki özel maddenin daha geçerli olduğunu düşünüyorum. Yani Yüce Divan olarak ama nihayetinde bu hukuk tekniğiyle alakalı bir konu."