PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dil Bilgisi Ders Notları



kardel
13-12-2009, 17:37
İMLÂ KURALLARI VE UYGULAMASI
1. Seslerle İlgili Kurallar
2. Eklerle İlgili Kurallar
3. Kelimelerle İlgili Kurallar
4. Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler



İMLÂ KURALLARI VE UYGULAMASI

İmlâ, kelimelerin ve dil birliklerinin yazımı demektir. Türk imlâsında sese (söyleyişe) bağlı bir imlâ düzeni benimsenmiş olmakla birlikte imlâ konusundaki tartışmalar henüz bitmiş değildir. 1929’da Dil Encümeni tarafından hazırlanan İmlâ Lûgati’nden Türk Dil Kurumu tarafından 2000 yılında yayınlanan İmlâ Kılavuzu’na kadar yazımda epeyce değişiklikler yapılmıştır. Bu macerayı İmlâ Kılavuzu’nun sunuş kısmından okuyabilirsiniz. Burada, tartışmaya girmeden, eğitimde birlik olmalı ilkesinden yola çıkarak, Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan ve son baskısı 2000 yılında yapılan İmlâ Kılavuzu’nun kurallar bölümü; ana hatlarıyla, öğretimde kolaylık sağlayacağı düşüncesiyle, başlıklar halinde özetlenmiş ve kurallara uygun birkaç örnek ilâve edilmiştir:


SESLERLE İLGİLİ KURALLAR :

1. Bugünkü Türkiye Türkçesinde kökeni Türkçe olan kelimelerin sonunda tonlu b, c, d, g ünsüzleri bulunmaz: ağaç, ak, büyük, ip, ot, saç, yurt.

Dilimizdeki alıntılar da hac, şad, yad gibi birkaç örnek dışında, kelime sonunda yumuşama kuralına uymuştur: kitap (<kitab), muhtaç (<muhtac), cilt (<cild), ahenk (<aheng). Bu gibi alıntılar ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında sert sessizler yumuşar:

Sebep > sebebi, Kitap > kitaba, Cilt > cildi, Renk > rengi.

2. Düz, geniş ünlüyle (a ,e) biten fiiller şimdiki zaman çekimi dışında daralmaz.

Beklemek bekliyor,
Anlamak anlamıyor,
saklamak saklıyor.
Söylemek söylüyor


YANLIŞ DOĞRU

anlıyan anlayan
gözlüyecek gözleyecek
geliyim geleyim
söyliyeyim söyleyeyim
ağlıyayım ağlayayım
başlıyayım başlayayım
yatırıyım yatırayım

3. Uzun ünlüler, belli durumlar dışında yazıda gösterilmez :

adalet (ada:let),
işaret (işa:ret),
kaide (ka:ide).

DÜZELTME İŞARETİ,

4. Düzeltme (^) işareti aşağıdaki durumlarda kullanılır:

a. Nispet î’sinin belirtme durumu ve iyelik ekiyle karışmasını önlemek için kullanılır.

Türk askeri (iyelik eki). Komutan, asker-i çağırıyor. (Belirtme hâli eki – kimi/neyi) Askerî okul (askere ait, askerle ilgili)

İslam dini
Dinî bilgiler

Fizik ilmi Atatürk'ün resmi
İlmî tartışmalar Resmî kuruluşlar

resmî, insanî, ciddî, mizahî, idarî, iktisadî, meslekî, fizikî.

b. Arapça ve Farsçadan dilimize giren birtakım kelime ve eklerde g, k, l ünsüzlerinin ince okunduğunu göstermek için, bu ünsüzlerden sonra gelen “a” ve “u” sesleri üzerine düzeltme işareti konur:
mezkûr, sükûn, sükût mekân mahkûm kâfir hikâye tezgâh gâvur dergâh, yadigâr, ordugâh, karargâh, imkân, dükkân, kâğıt, sükût, evlât, billûr, üslûp, ahlâk, ilân.

Hakkâri, Elâzığ İslâhiye Lâdik Lâpseki Kâzım, Halûk, Lâle, Nalân, Kâmil

Batı kökenli kelimelerde de “L” ünsüzünün ince okunduğunu göstermek için kullanılır:
plâk, plâj, plân, reklâm.

c. Yazılışları aynı, anlamları ve okunuşları farklı olan kelimeleri ayırmada kullanılır:


adem (yokluk)
âdem (insan)

adet (sayı)
âdet (alışkanlık, gelenek)

aşık (ayak bileğindeki kemik)
âşık (seven,tutkun)

dahi (bile)
dâhi ( deha sahibi,yaratıcı gücü olan)

hal (pazar yeri,çözme)
hâl (durum)

hala (babanın kız kardeşi)
hâlâ (henüz)

kar (bir yağış şekli)
kâr (kazanç)

nar (bir meyve)
nâr (ateş)

şura (şu yer)
şûra (danışma kurulu)

yar (uçurum)
yâr (sevgili)


5. Alıntı kelimelerde “s” ünsüzünden sonra gelen “b” sesi ünsüz benzeşmesine uğrayarak “p”ye dönüşür ve “p” ile yazılır:
ispat, kispet, müspet, nispet, tespih, tespit.

6. Dilimize Farsçadan geçen “–dar” ekindeki “d” sesi sert ünsüzlerden sonra ünsüz benzeşmesine uğrayarak “t” olur:
minnettar, silâhtar, taraftar.

Arapçadan geçen Hayrettin, Seyfettin, Necmettin gibi özel adlarda da “d” sesi “t”ye dönmüştür.

EKLERLE İLGİLİ KURALLAR

1. Soru eki her zaman ayrı yazılır:
Öğreniyor musunuz? Ölür müsün, öldürür müsün? Kalem mi? İnsanlık öldü mü?

2. “-ki” aitlik eki ünlü uyumlarına uymaz ve daima bitişik yazılır:
Yarınki, akşamki, yoldaki, yazıdaki, Turgut’unki.

Birkaç örnekte ünlü uyumlarına uyar: bugünkü, dünkü, öbürkü.

3. “-ma /-me” fiilden isim yapma eki ile biten kelimeler -a, -e, -ı, -i ekleriyle genişletildiğinde araya y koruyucu ünsüzü girer:
kazanma-y-a, okuma-y-a, sevme-y-i.

-mak / -mek ile bitenlere ise -a, -e, -ı, -i eklerinden biri gelirse -k ünsüzü yumuşar: yazmak-a > yazmağa, okumak-a > okumağa. Ancak günümüzde y’li yazılışa doğru güçlü bir eğilim vardır.

4. “-ken” (<iken) eki büyük ünlü uyumuna uymaz. Getirildiği kelimenin ünlüleri kalın da olsa, ekin ünlüsü ince kalır :
okurken, yazarken, durgunken, başlarken.

5. “i”- ek-fiili ayrı yazıldığında ünlü uyumlarına uymaz :
okuyor idik, çalışacak imişiz, yorgun ise.

Ancak, imek fiili bugün daha çok ekleşmiş olarak kullanılmakta ve ünlü uyumlarına uymaktadır: bakıyordu, süslenecekmiş, neyse, güzelmiş, alırsa.

6. “ki” bağlacı her zaman ayrı yazılır :
Demek ki, bilmem ki,
Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer.
Olmaz ki!
Böyle de yatılmaz ki! (Orhan Veli)

7. –da/-de bağlacı ayrı yazılır. Bu bağlacın ayrı yazılacağı çoğu kişi tarafından biliniyor ancak bulunma hâli ekiyle karıştırılıyor. Bunları şöyle ayırt edebiliriz:
 Bağlaç olan -da/de’nin -ta / -te şekli yoktur.

 Bir isim, hâl eklerinden sadece birini alabilir. Kelimede hâl eklerinden biri varsa bunu takip eden –da/-de bağlaçtır ve ayrı yazılmalıdır: Bu soruyu da bildi. Size de selâmı var.

 Hâl eki çıkarılacak olursa belirgin bir şekilde, cümlede kopukluk olur.

 “ya” sözüyle kullanılan “da” mutlaka ayrı yazılır (ya da). Araba ya da otomobil, ne bulursan tut.

KELİMELERLE İLGİLİ KURALLAR

Dilimizde yeni bir kavramı karşılamak için yararlandığımız yollardan biri, kelime birleştirmesidir. Kelime birleştirmesi yoluyla kurulan sözlere birleşik kelime adı verilir. Bu terim için bileşik kelime denilmesi yanlıştır.

İmlâmızla ilgili tereddütlerin çoğu, kelimelerin ayrı mı, bitişik mi yazılacağı bahsinden kaynaklanmaktadır. Ayrı ve bitişik yazılan kelimeler için uzunca bir açıklama yapmak yerine pratik bir kaç kural vererek ana hatlarıyla bu bölümü özetleyeceğiz:

 Birleşme sırasında anlam kaymasına uğrayan birleşik kelimeler, bitişik yazılır:
hanımeli, kaynanadili, dokuztaş (oyun), deveboynu (boru).
 Birleşme sırasında ses olayı görülen birleşik kelimeler bitişik yazılır:
kayın ata > kaynata, sütlü aş > sütlaç, ne için > niçin, emir etmek > emretmek, sabır etmek > sabretmek, kayıp olmak > kaybolmak.
Reddetmek, hissetmek, reddolunmak, affetmek, zannetmek, hiss > his, his-etmek >hissetmek.


1. BİTİŞİK YAZILAN BİRLEŞİK KELİMELER

Birleşik kelimelerden bitişik yazılanlara bitişik kelime diyoruz. Birleşik kelimelerden hangilerinin bitişik yazılacağı aşağıda özetlenmiştir :

a. Kurallı birleşik fiiller bitişik yazılır:
alıverdi, düşeyazdı, bakakaldılar, anlayabilirseniz, yazabilirsiniz.

b. Kelimelerden biri veya ikisi, birleşme sırasında benzetme yoluyla anlam değişmesine uğrarsa bu tür birleşik kelimeler bitişik yazılır:
Aslanağzı, keçisakalı, keçiboynuzu, karagöz (balık), balıkgözü (halka), sıçandişi (dikiş), kadınbudu (köfte), dilberdudağı(tatlı), acemborusu (bitki), kuşyemi (bitki), beştaş (oyun), camgüzeli (bitki), yalıçapkını (kuş), Samanyolu (yıldız kümesi), Demirkazık (yıldız), ayşekadın (fasulye), hafızali (üzüm), karafatma (böcek).

c. –an /-en, -r / -ar / -er, ve –maz / -mez ekleriyle kurulmuş sıfat-fiil gruplarından kalıplaşmış birleşik kelimeler gelenekleşmiş olarak bitişik yazılır:
ağaçkakan, çöpçatan, oyunbozan, saçkıran, gökdelen, akımtoplar, betonkarar, çoksatar, sanatsever, tekerçalar (cd), uçaksavar, kuşkonmaz, varyemez, töretanımaz, değerbilmez.

d. -dı (-di / -du / -dü, -tı / -ti / -tu / -tü ) ekiyle kurulan kalıplaşmış birleşik kelimeler bitişik yazılır:
albastı, ciğerdeldi, gecekondu, günindi, kolbastı, imambayıldı, mirasyedi, zıpçıktı, toprakbastı, şıpsevdi.

e. Her iki ögesi de –dı (-di / -du / -dü, -tı / -ti / -tu/ -tü) veya –r / -ar / -er eklerini almış ve kalıplaşmış birleşik kelimeler bitişik yazılır:
dedikodu, kaptıkaçtı, oldubitti, biçerdöver, uyurgezer, okuryazar, yanardöner, yüzergezer.

f. Hayvan, bitki, organ ve çeşitli nesne adlarıyla kurulan ve içinde renklerden birinin adı veya renk sözü geçmeyen renk adları bitişik yazılır:
baklaçiçeği, balköpüğü, camgöbeği, devetüyü, fildişi, vişneçürüğü.

g. Renk adlarıyla kurulan ve bitki, hayvan veya hastalık türlerinden birini gösteren birleşik kelimeler bitişik yazılır:
akağaç, akkavak, akmantar, karadut, karaçalı, alabalık, karakuş, bozayı, beyazsinek, sarıçiçek.

h. Somut olarak yer bildirmeyen üst ve üzeri sözlerinin sona getirilmesiyle kurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır:
akşamüstü, ayaküstü, bayramüstü, ikindiüzeri, olağanüstü, sırtüstü, suçüstü, yüzüstü.

i. Somut olarak yer bildirmeyen alt sözüyle kurulan birleşik kelimeler de bitişik yazılır:
ayakaltı, bilinçaltı, gözaltı, şuuraltı.

j. İki veya daha çok kelimenin birleşmesinden oluşmuş kişi adları, soyadları, lâkaplar ve Türkçe yer adları bitişik yazılır:
Alper, Birol, Gülseren; Atatürk, Adıvar, Tanpınar;Tepedelenli Ali Paşa; Çanakkale, Pınarbaşı, Beşiktaş, Yenişehir, Batıkent, Çengelköy, İncesu, Acıgöl.

k. Şahıs adları ve unvanlarından oluşmuş mahalle, meydan, köy vb. yer ve kuruluş adlarındaki unvan grubu ; unvan kelimesi sonda ise, gelenekleşmiş olarak bitişik yazılır:
Abidinpaşa, Bayrampaşa, Necatibey (Caddesi), Gaziosmanpaşa (Üniversitesi).

l. Ara yönleri belirten kelimeler bitişik yazılır:
güneybatı, güneydoğu, kuzeydoğu,kuzeybatı

m. Senet, çek vb. ticarî belgelerde geçen sayılar bitişik yazılır:
“yediyüzyirmibeşmilyonaltmışsekizbinsekizyüzo n” lira.

n. Her iki ögesi de aslî anlamını koruduğu halde yaygın bir şekilde gelenekleşmiş olarak bitişik yazılan kelimeler de vardır:

 Baş sözüyle oluşturulan sıfat tamlamaları:
başkomutan, başyazar, başfiyat, başrol, başköşe, başparmak, başkent, başçavuş, başeser.

 Başı kelimesiyle oluşturulan belirtisiz isim tamlamaları:
aşçıbaşı, binbaşı, onbaşı, çarkçıbaşı, ustabaşı, yüzbaşı..

 Oğlu, oğulları, kızı sözleriyle oluşturulan belirtisiz isim tamlamaları:
Caferoğlu, Topaloğlu, Osmanoğulları, çapanoğlu, dayıoğlu, eloğlu, hinoğluhin, teyzekızı.


 Ağa, bey, efendi, hanım, nine vb. sözlerle kurulan birleşik kelimeler:
ağababa, ağabey, beyefendi, efendibaba, hanımanne, hanımefendi, hacıağa.

 Açıortay, ağırbaşlı, akarsu, akaryakıt, anamal, anaokulu, anapara, anayasa, atasözü, aybaşı, babaanne, basmakalıp, başörtü, birdenbire, bozkır, bugün, buzdolabı, delikanlı, erbaş, gökyüzü, ilkbahar, ilkokul, ilköğretim, ipucu, milletvekili, tıpkıbasım, topyekûn, vazgeçmek, yarıçap, yarımada, yeryüzü, yüzyıl gibi kelime ve deyimler de gelenekleşmiş ve yaygınlaşmış olarak bitişik yazılır.

 Biraz, birazı, birkaç, birkaçı, birtakım, birçok, birçoğu, hiçbir, hiçbiri, herhangi kelimeleri de bitişik yazılır.

o. Hane kelimesiyle Farsça kurala göre oluşturulan birleşik kelimeler bitişik yazılır:
çayhane, dershane, eczahane, hastahane, postahane, pastahane, yemekhane. Bu sözlerde geçen hane kelimesindeki h’nin yazılmaması yanlıştır.

p. Perver, perest, zade ve name kelimeleriyle Farsça kurala göre oluşturulan birleşik kelimeler bitişik yazılır:
vatanperver, hayalperest, Resulzade, dayızade, beyanname, Oğuzname, Battalname.

q. Kanunda bitişik geçen veya bitişik olarak tescil ettirilen kuruluş adları bitişik yazılır:
İçişleri, Dışişleri, Genelkurmay, Yükseköğretim.

r. oto, tele, matik ögeleriyle kurulan alıntılar da bitişik yazılır:
otobiyografi, otomobil, otogar, otopark, telekart, telekız, telefon, bankamatik.


2. AYRI YAZILAN BİRLEŞİK KELİMELER

a. Deyimler ayrı yazılır:
göze girmek, etekleri zil çalmak, ağzı kulaklarına varmak.

b. İkilemeler ayrı yazılır:
bata çıka, yavaş yavaş, güle oynaya, çoluk çocuk, ev bark, konu komşu, eş dost, kitap mitap, süklüm püklüm, soy sop.

c. Yardımcı fiillerle kurulan birleşik fillerde ses olayı olmuyorsa ayrı yazılır:
arz etmek, adam olmak, dans etmek, soracak olmak, not etmek, oyun etmek, sağır olmak, yok olmak, yardım etmek, yarış etmek.

d. Birleşme sırasında kelimelerden hiçbiri anlam değişikliğine uğramıyorsa bu tür birleşik kelimeler ayrı yazılır:

 Hayvan türlerinden birinin adıyla kurulanlar:
ada balığı, ardıç kuşu, tarla kuşu, bal arısı, Pekin ördeği.

 Bitki türlerinden birinin adıyla kurulanlar:
çörek otu, acı ot, yayla çiçeği, yumru kök, kuş üzümü, dağ armudu, Japon gülü, kuru fasulye, kuru incir, yaban gülü.

 Nesne, eşya ve alet adlarından biriyle kurulanlar:
bakır taşı, dikili taş, Arap sabunu, el kitabı, alt geçit, toplu iğne, dolma kalem, yemek masası, yapma çiçek. yatak örtüsü.

 Yol ve ulaşımla ilgili birleşik kelimeler:
Arnavut kaldırımı, çevre yolu, deniz yolu, kara yolu, keçi yolu.

 Durum, olgu ve olay bildiren sözlerden biriyle kurulanlar:
açık oturum, ana dili, dil birliği, baş ağrısı, çıkış yolu, iş bölümü, masa başı, sofra başı, ses uyumu, yer çekimi.

 Bilim ve bilgi sözleriyle kurulanlar:
anlam bilimi, gök bilimi, dil bilgisi, halk bilimi, ses bilgisi.

 Yuvar ve küre sözleriyle kurulanlar:
ışık küre, yarı küre, ağır küre, hava yuvarı, göz yuvarı, ısı yuvarı.

 Yiyecek, içecek adlarından biriyle kurulanlar:
balık yağı, Urfa kebabı, dil peyniri, tas kebabı, İnegöl köftesi, havuçlu kek, çiğ köfte, maden suyu, vişne suyu, işkembe çorbası, koz helvası, kesme şeker, çiğ köfte, dolma biber, kuru yemiş, süzme yoğurt.

 Gök cisimleri:
Çoban yıldızı, kuyruklu yıldız, gök kuşağı, gök taşı.

 Organ veya organ yerine geçen sözlerden biriyle kurulanlar:
aç göz, sulu göz, bel kemiği, takma bacak, gaga burun, kuru kafa, karga burun.

 Benzetme yoluyla insanın bir niteliğini anlatmak üzere bitki, hayvan ve nesne adlarıyla kurulan birleşik kelimeler:
ağır top, çetin ceviz, eksik etek, sağmal inek, deli balta, çöpsüz üzüm, eski toprak.

 Zamanla ilgili birleşik kelimeler:
bağ bozumu, gece yarısı,gün ortası, hafta başı, hafta sonu, ay sonu, yıl sonu.

e. –r / -ar / -er, -maz / -mez ve –an / -en ekleriyle kurulan sıfat tamlaması yapısındaki birleşik kelimeler ayrı yazılır:
bakar kör, çalar saat, çıkar yol, döner kapı, döner kebap, güler yüz, yazar kasa, çıkmaz sokak, görünmez kaza, tükenmez kalem, uçan daire, uçan top.

f. Renk sözü veya renklerden birinin adıyla kurulmuş isim tamlaması yapısındaki renk adları ayrı yazılır:
bakır rengi, kül rengi, portakal rengi, ten rengi, gece mavisi, limon sarısı, boncuk mavisi, duman rengi,Çingene pembesi.

g. Yer adlarında kullanılan Batı, Doğu, Güney, Kuzey, Kuzeybatı, Kuzeydoğu, Güneydoğu, Güneybatı, Aşağı, Orta, Yukarı, Küçük, Büyük, Eski, Yeni, İç, Yakın, Uzak gibi kelimeler ayrı yazılır:
Orta Asya, Uzak Doğu, Güneydoğu Anadolu, İç Erenköy, Küçük Çamlıca, Büyük Menderes, Aşağı Ayrancı, Yeni Kızılelma.

h. Yer adları :
Yunus Emre Mahallesi, Bahçelievler Mahallesi, Sakarya ırmağı,Van Gölü, İstanbul Boğazı, Erciyes dağı, Ağrı Dağı, İzmir Körfezi, Nene Hatun Caddesi.

i. Şahıs adlarından oluşmuş mahalle, bulvar, cadde, sokak, ilçe, köy vb. yer ve kuruluş adlarında sondaki unvanlar hariç, şahıs adları ayrı yazılır:
Gazi Osmanpaşa Mahallesi, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, Sütçü İmam Üniversitesi, Koca Mustafapaşa.

j. Şehirlere sonradan verilen unvanlar ayrı yazılır:
Kahraman Maraş, Gazi Antep, Gazi Magosa, Şanlı Urfa.

k. Ev, ocak, yurt kelimeleriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır:
aş evi, bakım evi, radyo evi, ordu evi, öğretmen evi, yayın evi, aile ocağı, Türk Ocağı, sağlık ocağı, öğrenci yurdu, yetiştirme yurdu.

l. Ara, dış, öte, sıra sözlerinin sona getirilmesiyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır:
milletler arası, devletler arası, uluslar arası, yasa dışı, din dışı, fizik ötesi, mor ötesi, olağan dışı, aklı sıra, ardı sıra.

m. Somut olarak yer belirten üst sözüyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır:
arka üstü, böbrek üstü, sırt üstü, tepe üstü.

n. Alt, üst, ana, ön, art, arka, yan, karşı, iç, dış, orta, büyük, küçük, sağ, sol, peşin, bir, iki, tek, çok, çift sözlerinin başa getirilmesiyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır:
alt yapı, alt yazı, ana bilim dalı, ana fikir, ana vatan, ön lisans, ön söz, art niyet, yan cümle, iç kulak, dış gezi, orta öğrenim, büyük anne, büyük şehir, peşin fikir, çok hücreli.

o. Birden fazla kelimeden oluşan sayılar ayrı yazılır:
bin dokuz yüz yirmi altı, yetmiş sekiz, kırk bir.

p. Kanunda bitişik yazılanlar dışında kuruluş adları ayrı yazılır:
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Devlet Malzeme Ofisi, Türk Dil Kurumu, Yüksek Seçim Kurulu, Emekli Sandığı, Atatürk Orman Çiftliği.

q. Türk devlet ve topluluklarındaki özel adlar ünlüler bakımından Türkiye Türkçesindeki söylenişine göre yazılır:
Azerbaycan, Bakû, Semerkant, İslâm Kerimov.

r. Ünsüzlerin yazılışında özgünlük korunur:
Saparmurad Niyazov.


Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler
KAYNAK : TDK
A. Cümle büyük harfle başlar:
Ak akçe kara gün içindir.
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. (Atatürk)

Cümle içinde tırnak veya yay ayraç içine alınan cümleler büyük harfle başlar ve sonlarına uygun noktalama işareti (nokta, soru, ünlem) konur:
Atatürk, "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!" diyor.
Anadolu kentlerini, köylerini (Köy sözünü de çekinerek yazıyorum.) gezsek bile görmek için değil, kendimizi göstermek için geziyoruz. (Nurullah Ataç)

Ancak iki çizgi arasındaki açıklama cümleleri büyük harfle başlamaz:
Bir zamanlar -bu zamanlar çok da uzak değildir, bundan on, on iki yıl önce- Türk saltanatının maddi sınırları uçsuz bucaksız denilecek kadar genişti. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

İki noktadan sonra gelen cümleler büyük harfle başlar:
Menfaat sandalyeye benzer: Başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan yükseltir. (Cenap Şahabettin)

Ancak iki noktadan sonra cümle niteliğinde olmayan örnekler sıralandığında bu örnekler büyük harfle başlamaz:
Bu eskiliği siz de çok evde görmüşsünüzdür: duvarlarda çiviler, çivi yerleri, lekeler... (Memduh Şevket Esendal)

UYARI: Rakamla başlayan cümlelerde rakamdan sonra gelen kelime büyük harfle başlamaz: 2005 yılında Türk Dil Kurumunun 73. yılını kutladık.

UYARI: Örnek niteliğindeki kelimelerle başlayan cümlede de ilk harf büyük yazılır:
"Banka, bütçe, devlet, fındık, kanepe, menekşe, şemsiye" gibi yüzlerce kelime, kökenleri yabancı olmakla birlikte artık dilimizin malı olmuştur. "Et-, ol-" fiilleri, dilimizde en sık kullanılan yardımcı fiillerdir.

B. Dizeler büyük harfle başlar:
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi;
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. (Muhibbi)

Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. (Mehmet Akif Ersoy)

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik;
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik. (Yahya Kemal Beyatlı)

C. Levhalar ve açıklama yazıları büyük harfle başlar:
Giriş, Çıkış, Müdür, Vezne, Başkan, Doktor, Otobüs Durağı, Dolmuş Durağı, Şehirler Arası Telefon, III. Kat, IV. Sınıf, I. Blok.

Cümle içerisinde sayılardan sonra gelen kelimeler küçük harfle başlar.

D. Bilim dallarında kullanılan terimlerin büyük harfle yazılışı, ilgili dallardaki uygulamaya bağlıdır:
Canis canis, Caris caris, Ardea alba, Populus alba, Prunus domestica, Pinus silvestris.

E. Kitap, bildiri, makale vb.nde ana başlıkta bulunan kelimelerin tamamı, alt başlıkta bulunan kelimelerin ise yalnızca ilk harfleri büyük olarak yazılır.
F. Kitap, dergi vb.nde bulunan resim, çizelge, tablo vb.nin altında yer alan açıklayıcı yazılar büyük harfle başlar

G. Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar:
29 Mayıs 1453 Salı günü, 29 Ekim 1923, 28 Aralık 1982'de göreve başladı. Lale festivali 25 Haziranda başlayacak.
1919 senesi Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. (Atatürk)

Belirli bir tarihi belirtmeyen ay ve gün adları küçük harfle başlar:
Okullar genellikle eylülün ikinci haftasında öğretime başlar. Yürütme Kurulu toplantılarını perşembe günleri yaparız.

H. Özel adlar büyük harfle başlar:

1. Kişi adlarıyla soyadları büyük harfle başlar:
Mustafa Kemal Atatürk,

Takma adlar da büyük harfle başlar:
Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman), Demirtaş (Ziya Gökalp), Tarhan (Ömer Seyfettin),

2. Kişi adlarından önce ve sonra gelen saygı sözleri, unvanlar, lakaplar, meslek ve rütbe adları büyük harfle başlar:
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Kaymakam Erol Bey, Sayın Prof. Dr. Hasan Eren, Hamdi Bey, Mustafa Efendi,

Akrabalık bildiren kelimeler büyük harfle başlamaz:
Tülay abla, Ayşe teyze, Fatma nine, Kemal dayı, Saim amca, Ali enişte.

Akrabalık bildiren kelimeler başa geldiğinde lakap yerine kullanıldığı için büyük harfle başlar: Nene Hatun, Baba Gündüz, Dayı Kemal, Hala Sultan.

Bazı tarihî ve menkıbevi şahsiyetlerde ise akrabalık bildiren kelime sonda olduğu hâlde unvan değeri kazandığı ve özel ada dâhil olduğu için büyük harfle yazılır:
Gül Baba, Susuz Dede, Adile Hala, Gülsüm Bacı, Sultan Ana.

Resmî yazılarda saygı bildiren sözlerden sonra gelen ve makam, mevki, unvan bildiren kelimeler de büyük harfle başlar:
Sayın Bakan, Sayın Başkan, Sayın Rektör, Sayın Vali,

Hitap kelimeleri de büyük harfle başlar:
Sevgili Kardeşim, Aziz Dostum, Değerli Arkadaşım,

3. Hayvanlara verilen özel adlar büyük harfle başlar:
Sarıkız, Fino, Karabaş, Pamuk, Minnoş, Tekir.

4. Millet, boy, oymak adları büyük harfle başlar:
Türk, Alman, İngiliz, Rus, Arap, Japon; Oğuz, Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar, Karakeçili, Hacımusalı.

5. Dil ve lehçe adları büyük harfle başlar:
Türkçe, Almanca, İngilizce, Rusça, Arapça, Oğuzca, Kazakça, Kırgızca, Özbekçe, Tatarca.

6. Devlet adları büyük harfle başlar:
Türkiye Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Suudi Arabistan, Azerbaycan Cumhuriyeti.

7. Din ve mezhep adları ile bunların mensuplarını bildiren sözler büyük harfle başlar:
Müslümanlık, Müslüman; Hristiyanlık, Hristiyan; Musevilik, Musevi; Budizm, Budist; Hanefilik, Hanefi; Malikilik, Maliki; Protestanlık, Protestan; Katoliklik, Katolik.

8. Din ve mitoloji ile ilgili özel adlar büyük harfle başlar:
Tanrı, Allah, Cebrail, Zeus, Oziris, Kibele.

Ancak tanrı kelimesi özel ad olarak kullanılmadığında küçük harfle başlar:
Eski Yunan tanrıları. Bazı dinî terimlerin küçük harfle başlaması gelenekleşmiştir:
cennet, cehennem, uçmak, tamu, peygamber, sırat köprüsü.

9. Gezegen ve yıldız adları büyük harfle başlar:
Merkür, Neptün, Plüton, Halley, Dünya,Güneş, Ay vb.

UYARI: Dünya, güneş, ay kelimeleri gezegen anlamı dışında kullanıldığında küçük harfle başlar.

10. Yer adları (kıta, bölge, il, ilçe, köy, semt, cadde, sokak, semt vb.) büyük harfle başlar:
Asya, Avrupa, İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Yakın Doğu; Ankara,

UYARI: Doğu ve batı sözleri yön bildirdiğinde küçük olarak yazılır:
Bursa’nın doğusu. Bu sözler düşünce, hayat tarzı, politika vb. anlamlar bildirdiğinde ise büyük olarak yazılır: Batı medeniyeti, Doğu mistisizmi vb.

Yer adlarında ilk isimden sonra gelen deniz, nehir, göl, dağ, boğaz vb. tür bildiren ikinci isimler büyük harfle başlar:
Ağrı Dağı, Aral Gölü, Çanakkale Boğazı,

UYARI: Özel ada dâhil olmayıp tamlama kuran şehir, il, ilçe, bucak, belde, köy vb. sözler küçük harfle başlar:
Konya ili, Etimesgut ilçesi, Taflan köyü vb.

Mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak adlarında geçen mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak kelimeleri büyük harfle başlar:
Gazi Osmanpaşa Mahallesi, Yıldız Mahallesi, Yunus Emre Mahallesi, Karaköy Meydanı, Zafer Meydanı, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, Ziya Gökalp Bulvarı, Nene Hatun Caddesi, Cemal Nadir Sokağı, Fevzi Çakmak Sokağı, İnkılap Sokağı, Reşat Nuri Sokağı, Türk Ocağı Sokağı.

UYARI: Yer bildiren özel isimlerde de kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğu zaman, kelime başında büyük harf kullanılır:
Hisar’dan, Boğaz’dan, Bulvar’dan.

11. Saray, köşk, han, kale, köprü, anıt vb. yapı adlarının bütün kelimeleri büyük harfle başlar:
Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, İshakpaşa Sarayı, Çankaya Köşkü, Horozlu Han, Ankara Kalesi, Alanya Kalesi, Galata Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Mostar Köprüsü, Beyazıt Kulesi, Zafer Abidesi, Bilge Kağan Anıtı.

12. Kurum, kuruluş ve kurul adlarının her kelimesi büyük harfle başlar:
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Dil Kurumu, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Devlet Malzeme Ofisi, Millî Kütüphane, Çocuk Esirgeme Kurumu, Atatürk Orman Çiftliği, Çankaya Lisesi; Anadolu Kulübü, Mavi Köşe Bakkaliyesi; Türk Ocağı, Yeşilay Derneği, Muharip Gaziler Derneği, Emek İnşaat; Bakanlar Kurulu, Danışma Kurulu, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı; Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü.

13. Kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, genelge adlarının her kelimesi büyük harfle başlar:
Medeni Kanun, Borçlar Hukuku (kanun), Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tüzüğü, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği.

UYARI: Kurum, kuruluş, kurul, merkez, bakanlık, üniversite, fakülte, bölüm, kanun, tüzük, yönetmelik vb.ni bildiren kelimeler, belli bir kurum vb. kastedildiğinde büyük harfle başlar:
Bu yıl Meclis, yeni döneme erken başlayacaktır. Son aylarda Kurum, yazım konusunda yoğun bir çalışma içine girmiştir. 2876 sayılı Kanun bu yıl yeniden gözden geçiriliyor. Bu madde Yönetmelik’in 4’üncü maddesine aykırı düşmektedir.

14. Kitap, dergi, gazete ve sanat eserlerinin (tablo, heykel, müzik) her kelimesi büyük harfle başlar:
Nutuk, Safahat, Kendi Gök Kubbemiz, Anadolu Notları, Sinekli Bakkal; Türk Dili, Türk Kültürü, Varlık; Resmî Gazete, Hürriyet, Milliyet, Türkiye, Yeni Yüzyıl, Yeni Asır; Saraydan Kız Kaçırma, Onuncu Yıl Marşı.

UYARI: Özel ada dâhil olmayan gazete, dergi, tablo vb. sözler büyük harfle başlamaz:
Milliyet gazetesi, Türk Dili dergisi, Halı Dokuyan Kızlar tablosu.

UYARI: Büyük harflerin kullanıldığı yerlerde bulunan ve, ile, ya, veya, yahut, ki, da, de sözleriyle mı, mi, mu, mü soru eki küçük harfle yazılır:
Mai ve Siyah, Suç ve Ceza, Leyla ile Mecnun, Turfanda mı, Turfa mı? Diyorlar ki, Dünyaya İkinci Geliş yahut Sır İçinde Esrar, Ya Devlet Başa ya Kuzgun Leşe, Ben de Yazdım.

15. Millî ve dinî bayramlarla bayram niteliği kazanmış günlerin adları büyük harfle başlar:
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Nevruz Bayramı, Anneler Günü, Öğretmenler Günü, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü, 14 Mart Tıp Bayramı, Hıdırellez.

Kurultay, bilgi şöleni, açık oturum vb. toplantıların adlarında her kelime büyük harfle başlar:
V. Uluslararası Türk Dili Kurultayı, Manas Bilgi Şöleni.

16. Tarihî olay, çağ ve dönem adları büyük harfle başlar:
Kurtuluş Savaşı, Millî Mücadele, Cilalı Taş Devri, İlk Çağ, Yükselme Devri, Millî Edebiyat Dönemi, Servetifünun Dönemi, Tanzimat Dönemi.

UYARI: Tarihî dönem bildirmeyip tür veya tarz bildiren terimler küçük harfle başlar:
divan şiiri, divan edebiyatı, halk şiiri, halk edebiyatı, eski Türk edebiyatı, Türk dili, Türk sanat müziği, Türk halk müziği, tekke edebiyatı.

17. Özel adlardan türetilen bütün kelimeler büyük harfle başlar:
Türklük, Türkleşmek, Türkçü, Türkçülük, Türkçe, Türkolog, Türkoloji, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Asyalılık, Darvinci, Konyalı, Bursalı.

UYARI: Özel ad kendi anlamı dışında yeni bir anlam kazanmışsa büyük harfle başlamaz:
acem (Türk müziğinde bir perde), hicaz (Türk müziğinde bir makam), nihavent (Türk müziğinde bir makam), amper (elektrik akımında şiddet birimi), jul (fizikte iş birimi), donkişotluk (gereği yokken kahramanlık göstermeye kalkışmak).

UYARI: Para birimleri büyük harfle başlamaz: avro, dinar, dolar, lira, yeni kuruş, liret.

UYARI: Özel adlar yerine kullanılan "o" zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz.

UYARI: Müzikte kullanılan makam ve tür adları büyük harfle başlamaz:
acemaşiran, acembuselik, bayati, hicazkâr, türkü, varsağı, bayatı.

18. Yer, millet ve kişi adlarıyla kurulan birleşik kelimelerde özel adlar büyük harfle başlar:
Antep fıstığı, Brüksel lahanası, Frenk gömleği, Hindistan cevizi, İngiliz anahtarı, Japon gülü, Maraş dondurması, Van kedisi
Mürâcaat :
1. Ünlü uyumu yok.
2. Başta m sesi var.
3. İki ünlü yan yana gelmiştir.
4. Uzun ünlü var.

kardel
13-12-2009, 18:01
Yapım Ekleri ve Uygulaması

1) İsimden İsim Yapım Ekleri
2) İsimden Fiil Yapım Ekleri

Türkçede ekler, yapım ekleri ve çekim ekleri olmak üzere iki grupta toplanır:

Yapım Ekleri

Türkçede, yeni kelimeler türetmenin vazgeçilmez unsurlardan biri yapım ekleridir. Yapım ekleri, kelime köklerine ve gövdelerine gelerek dilin anlatım yeteneğini genişleten, dili zenginleştiren yeni kelimelerin türetilmesinde görev alırlar. Türetme, kökteki anlamla ilgi kurularak bir düzen içinde dilin kanunlarına göre gerçekleştirilir. Matematik gibi kuralları çok sağlam olan dilimizde esasen her köke her türlü ek getirilebilir. Ancak dil mantığı buna izin vermez. Yapım eklerinin türetme görevi dışında kelimeye kattığı anlam incelikleri de vardır. Bu yüzden bir ek, aynı türden bütün kelimelere getirilmez.

Türetme görevini üstlenen yapım ekleri, aynı derecede işlek değildir. Meselâ, fiil köklerine gelerek fiil isimleri (mastar) yapan -mak, -mek eki istisnasız bütün fiillere gelirken fiilden isim yapan -van eki yay-van gibi bir iki örnekte görülür. İşlek olmayan ve daha çok bazı kelimelerde kalıplaşmış olarak bulunan bu tipteki ekler, yeni kelimeler türetmeye pek elverişli değildir.

İsme getirilen yapım eki, fiile getirilmez. Yazılışları, söylenişleri aynı olan yapım eklerini karıştırmamak gerekir. Türetilen kelime isme ait bir çekim eki alıyorsa kelimeye getirilen son yapım eki, isim yapma ekidir. Kelime, fiile ait bir çekim eki alıyorsa kelimedeki son yapım eki, fiil yapmıştır. Bu ayrımı cümlede kullanış biçiminden de anlamak mümkündür: sür-ü-den kelimesinde -ü eki fiilden isim yapmıştır. Kelime isme dönüşmeseydi ayrılma (-den) hâli eki getirilemezdi. sür-ü-dü-k örneğinde ise -ü eki fiilden fiil yapmıştır.

Bir eke ait birden fazla biçimin bulunması (bazı istisnalar dışında) Türkçedeki eklerin genellikle ünlü ve ünsüz uyumlarına uymasından kaynaklanmaktadır: -dır, -dir, -dur, -dür; -tır, -tir, -tur, -tür.

Çekim eklerinde (bir-i-si, hep-i-si gibi bazı istisnalar dışında) aynı gruptan iki veya daha fazla ek üst üste gelemez. Ancak yapım ekleri için böyle bir sınırlama yoktur: yaz-dır-t-tır-ı-l-an.

Türkçenin Yapım Ekleri;
1. İsimden isim yapma ekleri,
2. İsimden fiil yapma ekleri,
3. Fiilden fiil yapma ekleri,
4. Fiilden isim yapma ekleri olmak üzere dört gruba ayrılır.


İSİMDEN İSİM YAPMA EKLERİ

İsim tabanlarından yeni anlamlı başka isimler türetmede kullanılan eklerdir. İşlek olarak kullanılanlardan bazıları aşağıda örnekleriyle birlikte sıralanmıştır:

1. -lık, -lik, -luk, -lük

a. Yer isimleri yapar: orman-lık, saman-lık, taş-lık, zeytin-lik, kum-luk, odun-luk, çöp-lük, gül-lük, kömür-lük vb.
Dut-luk, Et-lik, İncir-lik, Yumurta-lık. (Burada özel isim olarak kullanılmıştır.)

b. Sıfatlar yapar: ay-lık (ücret), baklava-lık (un), bayram-lık (elbise), dolma-lık (biber), gömlek-lik (kumaş), hediye-lik (eşya), mevsim-lik (iş) vb.

c. Alet, araç, gereç isimleri yapar: baş-lık, kulak-lık, sabah-lık, diz-lik, gece-lik, gelin-lik, sebze-lik, buz-luk, tuz-luk, yağmur-luk, ön-lük vb. (çaydan-lık, iğneden-lik, yağdan-lık örneklerinde ise –lık ile aynı işlevdeki Farsça –dan ekinden sonra gelmiştir.)

d. Meslek ve meslek aşaması gösteren adlar yapar: avukat-lık, işçi-lik, demirci-lik, kılavuz-luk, gözlükçü-lük; asistan-lık, binbaşı-lık, doçent-lik, general-lik vb.

e. Rütbe ve makam isimleri yapar: bakan-lık, başkan-lık, kaymakam-lık, komutan-lık, vali-lik, müdür-lük, rektör-lük vb.

f. Soyut isimler ve durum isimleri yapar: aç-lık, arkadaş-lık, ayrı-lık, çocuk-luk, delikanlı-lık, erkek-lik, genç-lik, güven-lik, güzel-lik, ihtiyar-lık, iyi-lik, kadın-lık, kardeş-lik, koca-lık, temiz-lik, vicdansız-lık, yolcu-luk vb.

g. Sayı isimlerinden sonra o sayının toplu olarak bulunduğunu bildiren isimler yapar: altı-lık, beş-lik, bin-lik, on-luk, dört-lük, yüz-lük vb.

h. Renk isimlerine getirilince, o rengin yaygın olarak bulunduğunu bildiren isimler yapar: beyaz-lık, kara-lık, kırmızı-lık, mavi-lik, mor-luk vb.

i. Ana-lık, baba-lık, evlat-lık, oğul-luk gibi kelimelerde üveylik anlamı katar.

j. Bağlılık ve özellik anlamı katan adlar yapar: akılcı-lık, sağcı-lık, devrimci-lik, gerici-lik, milliyetçi-lik, solcu-luk, toplumcu-luk, Atatürkçü-lük vb.

k. Aç-lık tok-luk, az-lık çok-luk, bağ-lık bahçe-lik, var-lık yok-luk, bir-lik beraber-lik, dir-lik düzen-lik, gül-lük gülistan-lık örneklerindeki gibi ikilemeler yapar.

l. Getirildiği isme, çokluk veya topluluk anlamı katar: ağaç-lık, çalı-lık, çam-lık, çayır-lık, kavak-lık, orman-lık, vişne-lik, söğüt-lük vb.

2. -lı, -li, -lu, -lü

a. Sıfat yapar: anlayış-lı (arkadaş), sayı-lı (gün), bilgi-li (öğretmen), gölge-li (yer), renk-li (kâğıt), bulut-lu (hava), gül-lü (bahçe) vb. gibi.

b. Bir yere aitlik, bağlılık anlamı katar: Asya-lı, bura-lı, Konya-lı, Kayseri-li, lise-li, mahalle-li, doğu-lu, Selçuk-lu, köy-lü, üniversite-li vb.

c. Yaygın olarak kullanılmayan kök ve gövdelerle kalıplaşmış olarak, sıfat görevli kelimelerde bulunur: acık-lı, alım-lı, danışık-lı, paha-lı, tutar-lı giz-li, elveriş-li, sevgi-li, yer-li, top-lu, us-lu, söz-lü vb.

d. İkileme kurar: al-lı yeşil-li, an-lı şan-lı, bel-li baş-lı, sağ-lı sol-lu, der-li top-lu, gece-li gündüz-lü, iç-li dış-lı, iri-li ufak-lı vb.

İkilemeler kuran -lı, -li, -lu, -lü ekinin eski biçimi de böyledir. Fakat diğer örneklerdeki ekin eski şekli -lıg, -lig, -lug, -lüg olup başka bir ektir: tat-lıg > tat-lı, küç-lüg > güç-lü örneklerindeki gibi.

3. -sız -siz, -suz, -süz

Olumsuz anlam taşıyan adlar, sıfatlar, zarflar yapar: ahlâk-sızlık, ar-sız, hır-sız, ök-süz (annesiz), tel-siz; bağım-sız (ülke), görgü-süz (adam); kimse-siz (yaşıyor), tutar-sız (davranıyor) vb.

Bu ekle, ikilemeler de yapılır: borç-suz harç-sız, ipsiz sap-sız, iş-siz güç-süz, kayıt-sız şart-sız, ses-siz ses-siz, tat-sız tuz-suz, yer-siz yurt-suz vb.

4. -cı, -ci, -cu, -cü; -çı, -çi, -çu, -çü
Meslek, alışkanlık, taraftarlık isimleri yapar:
araba-cı, bilgisayar-cı, cam-cı, iz-ci, koru-cu, göz-cü, balık-çı, kitap-çı, diş-çi, iş-çi, simit-çi, tost-çu, gözlük-çü; şaka-cı, yalan-cı, geri-ci, kin-ci, kader-ci, sol-cu, uyku-cu, barış-çı, fırsat-çı, halk-çı, inat-çı, yaltak-çı, milliyet-çi, Türk-çü vb.

5. -cık, -cik, -cuk, -cük; -çık, -çik, -çuk, -çük

a. Küçültme, azlık, acıma, sevgi, şefkat bildiren adlar yapar: ada-cık, az(ı)-cık, adam-cık, ağaç-çık, anneciğim (anne-cik-im), Ayhan-cığım, boru-cuk, dere-cik, kadın-cık, kedi-cik, kimse-cik, küçü(k)-cük, teyzeciğim (teyze-cik-im), yavru-cuk, yumuşa-cık (yumuşak-çık), zavallı-cık..

b. Hastalık isimleri yapar: arpa-cık, yılan-cık, kızamık-çık, pamuk-çuk.

c. Bitki isimleri yapar: kızıl-cık, dil-cik, gelin-cik...

d. Organ isimleri yapar: elma-cık (kemiği), karın-cık, badem-cik, kese-cik, köprü-cük (kemiği), kapak-çık...

e. Hayvan isimleri yapar: sığır-cık, tatar-cık...

f. Alet isimleri yapar: dağar-cık, iğne-cik, maymun-cuk, dip-çik...

g. Yer isimleri yapar: Ayva-cık, Çınar-cık, Germen-cik, Harman-cık, Ova-cık, Yaka-cık, Göl-cük...

6. -ca, -ce, -ça, -çe

a. Özellikle sıfatlara ve zarflara çekim eki gibi gelerek asıl işlevi olan eşitlik, benzerlik, görelik, nispet gibi anlamları kazandırır: adam-ca, akıl-ca, ala-ca, bu-n-ca, çılgın-ca, filan-ca, kısa-ca, sarı-ca, soy-ca, yakın-ca, aile-ce, ben-ce, bilgi-ce, bölüm-ce, deli-ce, ekşi-ce, güzel-ce, iyi-ce, kendi-n-ce, siz-ce, çocuk-ça, yaş-ça, açık-ça, ak-ça, adet-çe, geniş-çe, gök-çe...
b. Ayrı-ca, başlı-ca, doğru-ca, düşman-ca, kolay-ca, böyle-ce, erken-ce, gizli-ce, ön-ce, sert-çe, çabuk-ça, hoş-ça, yavaş-ça örneklerindeki gibi adlardan, sıfatlardan bazen de zamirlerden sonra gelerek zarf yapar.

c. Dil ve lehçe isimleri yapar: Alman-ca, İngiliz-ce, Arap-ça, Fars-ça, Rus-ça, Türk-çe; Çuvaş-ça, Yakut-ça...

d. Yer isimleri yapar: Çamlı-ca, Çatal-ca, Çukur-ca, Kozlu-ca, Kumlu-ca, Sapan-ca, Yarım-ca, Derin-ce, Düz-ce, Sütlü-ce, Yeni-ce...

e. Doğrudan doğruya isimler ve sıfatlar yapar: o-n-ca, ılı-ca, kokar-ca; ala-ca (karga), aptal-ca (söz), Kara-ca (Ali) gibi.


7. -daş, -deş, -taş, -teş

Eşlik, ortaklık, bağlılık, aitlik bildiren isimler yapar: adaş (<ad- daş), anlam-daş, arka-daş, çağ-daş, gönül-daş, kardeş (<karın-daş), sır-daş, soy-daş, ülkü-daş, yol-daş, öz-deş, yön-deş, denk-taş, emek-taş, yurt-taş, kök-teş, ses-teş.

8. -ncı, -nci, -ncu, -ncü

Sıralama ve derece bildiren isimler yapar: altı-ncı, bir-i-nci, elli-nci, iki-nci, son-u-ncu, üç-ü-ncü, yüz-ü-ncü gibi.

9. -ar, -er; -şar, -şer

Asıl sayı adlarından üleştirme sayıları yapar. Ünsüzle biten sayılara -ar, -er; ünlüyle biten sayılara -şar, -şer biçimi getirilir: kırk-ar, on-ar, beş-er, bir-er, üç-er; altı-şar, iki-şer, yedi-şer gibi.

10. -sal, -sel

Yapı olarak yanlış olmasına rağmen –sal, -sel eki bugün yaygın olarak kullanılmaktadır. Bilim eseri yerine bilimsel eser, kamu alanı yerine kamusal alan gibi yanlış kullanmalar tercih edilmektedir.

Günümüzde nispet ifade eden î ekinin yerine -l ( doğa-l, özne-l, yasa-l), -al, -el (ulus-al, söz-el) ve –sal, -sel (sayı-sal, bölge-sel) ekleri de kullanılmaktadır. Türkçedeki batı kökenli kelimelerde de nisbet î’si yerine –k eki de (sosyoloji-k, biyoloji-k) kullanılmaktadır.

-sal, -sel eki açı-sal, anıt-sal, doğru-sal, duygu-sal, hayvan-sal, kalıt-sal, kara-sal, kut-sal, onur-sal, tarım-sal, yapı-sal, birey-sel, bitki-sel, bölge-sel, çizgi-sel, evren-sel, gelenek-sel örneklerinde görüldüğü gibi sıkça kullanılmaktadır. Ancak yapı olarak yanlış olan bu şekli yaygın örneklerinin dışında kullanmamaya özen göstermek gerekir.

Bunlardan başka, getirildiği isme değişik anlamlar katan ve sınırlı sayıda örnekte rastlanan isimden isim yapma ekleri de vardır. İsimden türemiş isimler hakkında fikir vermesi düşüncesiyle bunların çoğu aşağıda örnekleriyle birlikte verilmiştir:

-aç, -eç (boz-aç, kır-aç, top-aç), -ak, -ek (baş-ak, sol-ak, top-ak, ben-ek),-an, -en (oğulan>oğlan kız-an, er-en), -cıl, -cil, -cul,-cül; -çıl, -çil, -çul, -çül (tavşan-cıl, ben-cil, ev-cil, ölüm-cül, balık-çıl, kır-çıl, et-çil,ot-çul), -cileyin (ben-cileyin, sen-cileyin), -ç (ana-ç, ata-ç, baba-ç), -gıl, -gil, -gül, -kıl, -kil) (Ali-gil, dayım-gil, kır-kıl, iç-kil, dört-gül), -ka, -ge (baş-ka, öz-ge), -kan, -ken (baş-kan, er-ken), -kek (er-kek), -man, -men (ak-man, ata-man, kara-man, konuk-man, yal-man, dik-men, evci-men, gök-men, köle-men, küçük-men> küçü-men, köse-men, öz-men), -la (kış-la-g>kış-la, yay-la-g>yay-la), -lak, -lek (av-lak, kış-lak, kuş-lak, ot-lak, su-lak, ev-lek), -leyin (akşam-leyin, gece-leyin, sabah-leyin), -msı, -msi, -msu,-msü (acı-msı, ağac-ı-msı, kırmızı-msı, sarı-msı, tatlı-msı, tepe-msi, ekşi-msi, yeşil-i-msi, mor-u-msu), -mtırak (ekşi-mtırak, acı-mtırak, sarı-mtırak, mavi-mtırak, yeşili-mtırak), -rak, -rek (acı-rak, kısa-rak, tatlı-rak, iri-rek), -sak, -sek (bağır-sak, kur-sak, dir-sek, tüm-sek), -sı, -si, -su, -sü (kadın-sı, erkek-si, çocuk-su), -şın, -şin (ak-şın, kara-şın, sarı-şın gök-şin), -t (eş-i-t, yaş-ı-t), -z (altı-z, beş-i-z, dörd-ü-z, iki-z, üç-ü-z)


İSİMDEN FİİL YAPMA EKLERİ

İsim kök ve gövdelerinden fiiller yapmak için kullanılan bu eklerin ayrı ayrı işlevleri yoktur. Hepsinin ortak işlevi, isimleri fiilleştirmek olduğu için türetilen fiilin anlamını ekler değil kök veya gövde konumunda olan isimler belirler. Bunlardan çok kullanılanları örnekleriyle aşağıda gösterilmiştir:

1. -la-, -le-

İsim soylu kelimelerden fiil gövdesi kurar: ak-la-, av-la-, bağ-la-, baş-la-, nokta-la-, suç-la-, ucuz-la-, yaz-la, yok-la-, yol-la-, ateş-le-, belge-le-, dem-le-, demir-le-, diş-le-, giz-le-, kilit-le-, mim-le, ter-le-, ütü-le-; çat-la-, çın-la-, gür-le-, hav-la-, üf-le- vb. gibi.

Bu ekle yapılan fiillerden bazıları bugün bu şekliyle kullanılmazlar. -n-, -ş-, -t- fiilden fiil yapma ekleriyle genişletilmiş olarak yeni bir ek görüntüsüyle ortaya çıkarlar: can-lan-, dik-len-, yaş-lan-, bol-laş-, dinç-leş-, iyi-leş-, makine-leş-, Türkçe-leş-, kir-let- vb. gibi.

Bazı dilciler bu özellik sebebiyle eki, -lan-, -len-; -laş-, -leş-; -lat-, -let- biçiminde de gösterirler.

2. -al-, -el-

İsim kökleri ve gövdelerinden genellikle dönüşlü çatıda fiiller kurar: az-al-, boş-al-, bun-al-, dar-al-, kör-el-, yön-el- gibi

3. -l-

İşlevi, -al- / -el- ekiyle aynıdır: doğru-l-, duru-l-, ince-l-, kısa-l-, sivri-l- vb.

4. -a-, -e-:

İsim soylu kelimelerden fiil gövdeleri kurar: ad-a-, benz-e- (<beniz-e-), boş-a-, kan-a-, oy(u)n-a-, tür-e-, tün-e- (tün: gece), yaş-a- vb.

İsimden fiil yapan ve sınırlı kullanım alanı olan diğer ekler (bazı örnekleriyle) şöyle sıralanabilir: -ar-, -er- (ağ-ar-, baş-ar-, mor-ar-, on-ar-, ev-er-, göğ-er-); -da-, -de- (çatır-da-, fısıl-da-, horul-da-, ışıl-da-, kütür-de- ); -k- (aç-ı-k->ac-ı-k-, bir-i-k-, geç-i-k->gec-i-k-, göz-ü-k-); -kır-, -kir-, -kur-, -kür- (fış-kır-, hıç-kır-, kış-kır-t-, püs-kür-, tü-kür-); -msa-,-mse- (az-ı-msa-, ben-i-mse-, kötü-mse, küçükümse> küçü-mse-); -r- (deli-r-);-sa-, -se- (buğa-sa-, aygır-sa-, su-sa-, umur-sa, mühim-se-, garip-se-, önem-se-).


FİİLDEN FİİL YAPMA EKLERİ

Fiil kök ve gövdelerinden, yeni fiiller türetmek için kullanılan, sayıca az fakat işlek eklerdir.
1. -l-

Dönüşlülük, edilgenlik ve bilinmezlik ifade eden fiiller yapar: boğ-u-l-, büz-ü-l-, üz-ü-l-, yor-u-l-; an-ı-l-, bas-ı-l-, duy-u-l-, gönder-i-l-, kaz-ı-l-, kıy-ı-l-, öv-ü-l-, sar-ı-l-, sök-ü-l-, ver-i-l-, yaz-ı-l-, yüz-ü-l- gibi.

Sonu ünlüyle ve l ünsüzüyle biten fiiller -l- ekini almazlar.

2. -ma-, -me-

Getirildiği bütün fiil kök ve gövdelerine olumsuzluk anlamı katar: duy-ma-, kaç-ma-, sor-ma-, uyu-ma-, yat-ma-, bil-me-, çek-me-, gör-me- vb. gibi.

3. -n-
Dönüşlülük ifade eden fiiller yapar: bak-ı-n-, çek-i-n-, giy-i-n, yet-i-n-...
Dönüşlülük ifade eden -n- ile edilgenlik, bilinmezlik yapan –n- birbirine karıştırılmamalıdır. Bunlar şekil bakımından aynı fakat işlev bakımından farklıdır:

Dönüşlülük Edilgenlik, bilinmezlik
ara-n- (Çok arandı.) ara-n- (Her yer arandı.)
sil-i-n- (Silinmiş, kurulanmış.) sil-i-n- (Tahta silindi.)
yıka-n- (Ali yıkandı.) yıka-n- (Araba yıkandı.)

4. -r-

Fiillere, yaptırma ve oldurma anlamı katan, geçişsiz fiilleri geçişli yapan eklerden biridir. Sonu ünlüyle biten fiillere gelmez. Daha çok, sonu ç, ğ, p, ş, t, y ünsüzleriyle biten tek heceli fiillere gelir: aş-ı-r-, bit-i-r-, doğ-u-r-, duy-u-r-, geç-i-r-, piş-i-r- vb.

5. -ş- :

Fiil tabanlarından işteş ve dönüşlü çatıda * fiiller yapar: at-ı-ş-, bak-ı-ş-, dön-ü-ş-, döv-ü-ş-, gör-ü-ş-, gül-ü-ş-, kalk-ı-ş-, kok-u-ş-, sev-i-ş-, sık-ı-ş- gibi.

6. -t-

Ettirgen çatı kuran çok işlek bir ektir: acı-t-, az-ı-t-, benze-t-, boya-t-, düzel-t-, kapa-t-, kuru-t-, oku-t-, öde-t, sür-t-, uza-t-, ürk-ü-t-,yüksel-t- gibi.

7. -dır-, -dir-, -dur-, -dür-; -tır-, -tir-, -tur-, -tür-

Çok işlek eklerden biridir. Ettirgen çatılı fiiller yapar. Ünlüyle biten tek heceli fiillerle ünsüzle biten bütün fiillere getirilebilir:kay-dır-, yaz-dır-, yıl-dır-, bil-dir-, de-dir-, giy-dir-, sez-dir-, sin-dir-, ver-dir-, ye-dir-, don-dur-, gül-dür-, yüz-dür-; aç-tır-, as-tır-, bık-tır-, tart-tır-, çek-tir-, koş-tur-, öp-tür-, tüt-tür- vb.

Yukarıdakilere göre az işlek olan, fiilden fiil yapma eklerinin diğerleri ise örnekleriyle birlikte şunlardır: -a-, -e- (bul-a-, dol-a-, tık-a-); -ala-, -ele- (dur-ala-, kak-ala-, kov-ala-, şaş-ala-, ov-ala- eş-ele-, gez-ele-, it-ele-, silk-ele-, tep-ele-);-ar-/-er- (kop-ar-, çık-ar-); -ı-, -ü- (kaz-ı-, sür-ü-); -k- (dol-u-k-, kan-ı-k-; bur-k-, kal-k-, sil-k-); -p- (kır-p-, ser-p-)...


FİİLDEN İSİM YAPMA EKLERİ

Fiil kök ve gövdelerinden, isimler yapmakta kullanılan eklerdir. Bu eklerin sayıca çok ve işlek olması, Türkçenin fiilden isim yapmaya elverişli bir dil olduğunun da göstergesidir.

1. -gan, -gen; -kan, -ken

Alışkanlık, özellik, aşırılık anlamı katar: atıl-gan, alış-kan, kay-gan, sıkıl-gan, sürün-gen; çalış-kan, somurt-kan, yalıt-kan, değiş-ken, üret-ken gibi.

2. -gı, -gi, -gu, -gü; -kı, -ki, -ku, -kü

Kullanım alanı çok geniş olan eklerden biridir. Fiilin gösterdiği hareketle ilgili türlü nesneleri, kavramları karşılar. Alet isimleri de yapar: al-gı, çal-gı, sar-gı, say-gı, bil-gi, der-gi, ez-gi, ser-gi, ver-gi, kur-gu, sor-gu, vur-gu, gör-gü, ör-gü, sür-gü; at-kı, bas-kı, biç-ki, bit-ki, seç-ki, iliş-ki, kes-ki, tut-ku, düş-kü, küs-kü vb.

3. -gın, -gin, -gun, -gün; -kın, -kin, -kun, -kün

Aşırılık anlamı taşıyan ve genellikle sıfat gibi kullanılan isimler türetir: az-gın, dal-gın, bez-gin, bil-gin, boz-gun, ol-gun, yor-gun, üz-gün; yat-kın, bit-kin, et-kin, geç-kin, piş-kin, seç-kin, tut-kun, küs-kün gibi.

4. -ı, -i, -u, -ü

Olan, yapan veya yapılanı karşılayan isimler türeten işlek bir ektir: an-ı, başar-ı, bat-ı, çarp-ı, kaz-ı, say-ı, sık-ı, yaz-ı, beğen-i, bildir-i, diz-i, gez-i, doğ-u, dol-u, kork-u, pus-u, sor-u, sun-u, öl-ü, ört-ü gibi.

5. -ıcı, -ici, -ucu, -ücü

Meslek ya da özellik bildiren isimler yapar: ak-ıcı, al-ıcı, bak-ıcı, kurtar-ıcı, yaz-ıcı, çek-ici, gez-ici, tüket-ici, üret-ici, ver-ici, boğ-ucu, oku-y-ucu, soğut-ucu, tut-ucu, güldür-ücü, sür-ücü gibi.

6. -ış, -iş, -uş, -üş *

Sayılı birkaç fiil dışında bütün fiil köklerine ve gövdelerine gelebilen işlek eklerden biridir. Kalıcı isimler de yapar: al-ış, anla-y-ış, bak-ış, davran-ış, sat-ış, yağ-ış, yaratıl-ış, gir-iş, söyle-y-iş, ver-iş, doğ-uş, duy-uş, sun-uş, gör-üş.

7. -k

Fiil kök ve gövdelerinden genellikle sıfat görevinde kullanılan kelimeler türeten işlek eklerden biridir: aç-ı-k, birleş-i-k, boz-u-k, del-i-k, dile-k, don-u-k, ez-i-k, göç-ü-k, iste-k, kes-i-k, kır-ı-k, sök-ü-k, tara-k, uyuş-u-k, yan-ı-k, yerleş-i-k. vb.

8. -m

Kalıcı isimler yapan işlek eklerdendir: al-ı-m, bak-ı-m, bas-ı-m, bil-i-m, çek-i-m, çiz-i-m, doğ-u-m, eğit-i-m, ek-i-m, geç-i-m, giy-i-m, iç-i-m, öl-ü-m, sar-ı-m, sat-ı-m, seç-i-m, sun-u-m, tak-ı-m, tanı-m, tad-ı-m, tüket-i-m, uçur-u-m, üret-i-m, ver-i-m, yud-u-m vb.


9. -ma, -me

Bütün fiil kök ve gövdelerine getirilebilir. Asıl görevi, iş isimleri yapmaktır: oku-ma, sula-ma, soruştur-ma, bekle-me, git-me, gez-me, görüş-me.

As-ma, ayaklan-ma, bas-ma, danış-ma, doku-ma, dol-ma, dondur-ma, kavur-ma, tamla-ma, tonla-ma, yak-ma, yaz-ma, yokla-ma, besle-me, böl-me, bütünle-me, dik-me, iç-me, sür-me örneklerindeki gibi kalıcı isimler de yapar.

10. -mak, -mek

Türkçedeki bütün fiil kökleri ve gövdelerine gelir. Asıl görevi, fiil isimleri yapmaktır: aç-mak, ağla-mak, kaz-mak, ofla-mak, utan-mak, yalvar-mak, bil-mek, derle-mek, gül-mek vb.
Ayrıca çak-mak, kay-mak, tok-mak, ek-mek, il-mek, ye-mek örneklerinde olduğu gibi az sayıda kalıcı isimler de yapar.

11. -tı, -ti, -tu, -tü

Genellikle yansıma tabanlarından ve dönüşlü çatı kuran eklerden sonra gelerek isimler türetir: cayır-tı, cızır-tı, çatır-tı, gıcır-tı, homur-tu, gümbür-tü, kütür-tü; alın-tı, bunal-tı, çarpın-tı, çıkın-tı, kabar-tı, karar-tı, kaşın-tı, kızar-tı, sığın-tı, sıkın-tı, uzan-tı, belir-ti, öden-ti, tiksin-ti, ürper-ti, doğrul-tu, görün-tü, vb. Fiile gelen örneklerde bu eki -ntı, -nti, -ntu, -ntü olarak da düşünebiliriz.

Yukarıda sıralanan fiilden isim yapma ekleri, diğerlerine göre örnekleri çok olan işlek eklerdir. Bunların dışında sınırlı sayıda örnekte rastlanan ve diğerlerine göre daha az işlek olan fiilden isim yapma ekleri de vardır.

Bunlar, aşağıda alfabetik düzende sıralanmıştır:

-a, -e : doğ-a, sap-a, oy-a, yar-a, diz-e, geç-e, gel-e, sür-e...
-ağan, -eğen : dur-ağan, ol-ağan, yat-ağan, gez-eğen..
-ak, -ek : barın-ak, bat-ak, bıç-ak, dur-ak, kaç-ak, kay-ak, kon-ak, sap-ak, tut-ak, yat-ak,
dön-ek, sür-ek, ürk-ek...
-alak, -elek : as-alak, yat-alak, çök-elek.
-amak, -emek : bas-amak, kaç-amak, tut-amak...
-anak, -enek: ol-anak, tut-anak, gel-enek, gör-enek, kes-enek, seç-enek.
-ca, -ce: sakın-ca, dinlen-ce, düşün-ce, eğlen-ce, güven-ce, söylen-ce...
-ç: gülün-ç, iğren-ç, inan-ç, kılın-ç, kıskan-ç, korkun-ç, sevin-ç, usan-ç. Eskiden sadece –n-’li
çatılara gelen bu ek günümüzde ünlüyle biten fiillere de getirilmektedir: bağla-ç, imle-ç,
tümle-ç.
-aç, -eç: kaldır-aç, sark-aç, say-aç, büyüt-eç, gül-eç, sür-eç...
-dı, -di, -du, -dü; -tı, -ti, -tu, -tü: imambayıl-dı, hünkarbeğen-di, şıpsev-di, gecekon-du,
ayakbas-tı, külbas-tı, piş-ti, eltieltiyeküs-tü...
-ga, -ge: dal-ga, yon-ga, bil-ge, böl-ge, diz-ge, göster-ge, sömür-ge, süpür-ge, öner-ge...
-gaç, -geç; -kaç, -keç: solun-gaç, utan-gaç, il-geç, süz-geç, üşen-geç, yüz-geç, kıs-kaç...
-gıç, -giç, -guç, -güç: başlan-gıç, dal-gıç, bil-giç, sor-guç...
-maca, -mece : at-ma-ca, bul-ma-ca, koş-ma-ca, bil-me-ce, çek-me-ce, düz-me-ce, kes-me-
ce, seç-me-ce...
-maç, -meç: al-maç, bula-maç, çığırt-maç, kar-maç, kurut-maç, sık-maç, yak-maç,yanılt-
maç, yırt-maç, böl-meç, de-meç...
-man, -men: az-man, danış-man, okut-man, öğret-men, say-man, seç-men, yaz-man,
yönet-men...
-mık, -mik, -muk, -mük: kıy-mık, il-mik, kus-muk, soy-muk...
-n: ak-ı-n, bas-ı-n, diz-i-n, gel-i-n, say-ı-n, tüt-ü-n, yay-ı-n, yığ-ı-n...
-t : an-ı-t, bin-i-t, dik-i-t, geç-i-t, kes-i-t, öğ-ü-t, um-u-t, kon-u-t, taşı-t, yak-ı-t, yap-ı-t, yaz-ı-t...

Buram, tutam, çatal, dolanbaç>dolambaç, saklanbaç>saklambaç, göçeri, uçarı, ışıl, kaypak,
sürünceme, tutsak, yağmur, yayvan kelimelerinde koyu yazılan ekler ise (neredeyse) bu
örneklerle sınırlıdır.






1. Ek, Kök, gövde nedir?

2. -mak/-mek her yere, van eki bazen (yayvan)

3. İsme getirilen yapım eki, fiile getirilmez.

4. Yazılışları aynı ama karıştırma
Sürmek – sürümek
Sürüden - sürüdüm


İSİMDEN İSİM YAPMA EKLERİ
LIK
saman-lık
bayramlık
buzluk
demircilik
rektörlük
temizlik
yüzlük
babalık, evlatlık
açlık, tokluk

LI
Bilgili, renkli
Konyalı, köylü
Yerli, sözlü
Sağlı-sollu

SIZ
Ahlaksız

CI
Bilgisayarcı, camcı

CIK
Kedicik,
Kızamıkçık, pamukçuk
Gelincik, kızılcık
Köprücük, bademcik

CA
Adamca, güzelce – nispet katar
Düşmanca, yavaşça – zarf yaptı.
Romence, İngilizce
Çukurca, Çamlıca

DAŞ
Özdeş, soydaş

NCI
İkinci, yirminci

AR
İkişer, yirmişer

SAL
Bitkisel,

İSİMDEN FİİL YAPMA EKLERİ
LA
Terle, ütüle

AL
Boşal
Azal

L
Doğrul, incel

A
Boşa, kana

AR
Kızar, başar

elal
28-12-2009, 21:27
teşekkürler kardel emeğine sağlık:)

kardel
29-12-2009, 02:28
rıca edrımmm:)